Archive for the ‘Haber’ Category

Başkan Adnan Polat’tan Açıklamalar

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat, dün akşam NTV Spor’da yayınlanan Yüzdeyüz Futbol programına katıldı. Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen’in sorularını yanıtlayan Başkan Polat, gündemdeki birçok konuya ilişkin açıklamalar yaptı. Başkan Adnan Polat’ın açıklamalarını yayınlıyoruz.

BAŞKAN OLMAK
Başkan olmam esasında gönül hikayesi. Bir sevgi aşk hikayesi. Galatasaray’a olan sevgim ona gönlümü vermem. 1992-1996 arasında Alp Yalman’ın başkan yardımcılığını yapmam büyük onurdu. O şerefe nail oldum ve 1996 görevimi yapıp tamamladığımı düşündüm ve bıraktım. 2006′ya kadarda medyaya çıkıp bir şey söyledim. Talep geldiğinde yardımcı olmaya çalıştım. Bir kez televizyona yardım kampanyası için çıktım. 10 dakikada 2 milyon toplamıştım. O programda da 7 isim üzerinden kamuoyu yoklaması yapılmıştı. Galatasaray taraftarı yüzde 93 oranla benim göreme gelmemi istiyordu. Rahmetli Özhan Canaydın, ‘Kulübün sana ihtiyacı var’ dedi. Ben Galatasaray’da askerliğimi bitirdiğimi söyledim ama çok ısrar etti. 2 sene Özhan Canaydın’ın başkan yardımcılığını yaptım. Mali, idari, sportif başkan yardımcısıydım. Çok sıkıntılı bir dönemdi. Futbolcuların para alamadığı için antrenmana çıkmadığı, alacaklıların kapıya dayandığı, bankaların kredi vermediği bir dönemdi. Amacım o iki seneden sonra ayrılmaktı. Özhan bey rahmetli oldu görev bana düştü. 2008′de başkan oldum. O günden beride görevimin başındayım. Bunun tek nedeni Galatasaray’a olan aşkımız, sevgimiz ve verdiğimiz gönül. Benim gözümde bir insan için en şerefli, en üst mevki Galatasaray başkanlığıdır. Kendimi şanslı hissediyorum. Başkan olmanın sıkıntıları var. O sıkıntıları da çekmek zorundayım bundan da rahatsız değilim.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI
Sürdürülebilir başarı için güçlü bir sportif, mali, idari, ekonomik olarak sağlam bünyeye sahip olmak lazım. Bankalar tüm yöneticiler kefil olmasına rağmen kredi vermiyorsa, transferde banka teminatı isteniyorsa, oteller takımınızı kamp için almıyorsa, özel uçak tutmak istediğinizde verilmiyorsa bunu nasıl gerçekleştireceksiniz? Bunlar geçmişte oldu. 4 sene evvelden bahsediyorum. Özhan beyle bunları ortadan kaldırmak için çok büyük kavga verdik. Yapısal değişime gitmek lazımdı. İdari olarak revizyon gerekiyordu. Ortada idari mekanizmanın olmaması, denetim mekanizmasının olmaması nakit akışının olmaması, el sallamaya benziyordu. O dönemler ‘Galatasaray tünelin içerisinde. Bir ışık geliyor ama güneş ışığı mı yoksa trenin ışığı mı bilmiyorum’ demiştim. 8 ay önce tünelin ucunda güneş ışığını gördüğümü söylemiştim. Şu anda Galatasaray tünelden çıkmış durumda. Sportif AŞ kar ediyor, Futbol AŞ zarar ediyordu. Buna rağmen halka açık bir şirket olduğu için kardan para veriyordu. İki şirketi birleştirmek varsa karı olan bir şirket haline getirmek istiyorduk. 1 ay önce birleşmeye müsade edildi. Tahmin ediyorum 3-5 iş gününden itibaren birleşme bitmiş olacak. 2 şirketin birleşmesi 5 tane lig 10 tane kupa şampiyonluğundan daha önemli. Galatasaray bundan sonra gelirleri varsa hissedarlarına para dağıtacak. Önceden kar etmeniz zar etmeniz önmeli değildi, dağıtmak zorundaydık. Bunu Faruk Süren genel kurula getirmiş kabul edilmiş. Sportif AŞ ve Futbol AŞ’nin ardından Pazarlama AŞ ve İletişim AŞ’yi de birleştireceğiz. Yeni yapıda birleşmiş Sportif AŞ, Birleşmiş Pazarlama Aş olacak. Galatasaray bundan sonra rahatlıkla denetlenebilecek, daha şeffaf olacak. 3 ayda bir divan kuruluna raporlar sunulacak.

EKONOMİ GELİŞMELER
5 tane büyük projeden biri buydu. Diğeri Riva arazisi. Bir İngiliz firmasına ekspertliğini yaptırdık, 55-60 milyon dolar değer biçti. Şuan imar durumu çıktı. Yarın inşaata başlanabilecek durumda. Şuan ki değeri 250-300 milyon civarına çıktı. İkinci büyük proje bu. Üçüncü büyük proje stat hikayesiydi. 4 sene evvel başlarken ‘Burada stat mı olur, burada stat yapamazsınız’ denildi. 4-5 ay sonra maçımızı oynayacağız, şimdi herkes ‘Biz de yapardık’ diyecektir. Varsın desinler. Fenerbahçe 7 yıl önce stadını yaptı. Bizden yıllık 30 milyon dolar fazla kar ediyor. Buna rağmen 7 senelik dönemde Fenerbahçe bizden fazla şampiyonluk elde edemedi. Ekonomik anlamda Fenerbahçe’nin önümüze geçmesi başarıydı ama artık bu ortadan kalktı. 10 seneden fazla bir süreden önce Mustafa Sarıgül bu projeyi anlattı ben de kendisine destek vermiştim. Şimdi muhteşem bir eser ortaya çıktı. Bir sorunumuz yok, zamanında bitecek. Tek eksiklik Cendere yolunun yapılmaması. Maç günü trafik büyük sıkıntıya girer. 3-4 milyon dolarlık yatırımı kaldı yolun. Finansal olarak en büyük rakibimizle kafa kafaya geldik. 4 yıl önce yaklaşık 70 milyondu yıllık gelirimiz. Şimdi 184 milyon dolar. 250 milyonu bulmak amacımız. Real Madrid’in Manchester United’ın 400 milyona yakın gelirleri var. Gelirinizi yükseltemezseniz bu kulüplerle nasıl yarışacaksınız? Bu takımlarla mücadele etmek istiyorsak sağlıklı bir ekonomiye sahip olmalısınız. 2012′de UEFA kriterlerine uyamazsanız büyük sorunlar çıkacak. Bakalım diğer kulüplerin durumu ne olacak. 2 sene sonra Avrupa kupalarına gidememe, ligden düşürülme gibi durumlar ortaya çıkabilecek.

YENİ SPONSORLUKLAR
Bayramdan sonra 2-3 tane yeni sponsorlukları kamuoyuna duyuracağız. 2006 yılından bu zaman kadar 40 milyon dolara yakın borç ödenmiş. Kaybettiğimiz Florya üst kulanım hakkı, Ayazağa üst kullanım hakkını geri kazandık. Futbol buz dağının görünen kısmı. Biz geleceği kurtarmak için çalıştık. Verdiğim rakamlar birçok kişin iştahını kapatıyordur diye düşünüyorum.

SORUMLULULUK
Galatasaray, sadece spor kulübü değil. Lisemiz, üniversitemiz, derneklerimiz var. 25 milyon kişilik ailenin görünen yüzü Galatasaray kulübü. Bu yüzün öne çıkan yönü de futbol takımı. Futbol günlük yaşayan bir olgu. Son 4 senedir Galatasaray’ın içindeydim. 2 sene Futbol Şubesi’ni yönettim. Bu dönemde 1 şampiyonluk aldık. Teknik direktör 7 maç kala bizi bıraktı gitti yine şampiyon olduk. Sonraki 2 sezonda şampiyon olamadık. 2 senede her türlü transferi yaptık ama 5. ve 3. olduk. Bu çok kötü bir netice. İkinci olsaydık da kötü bir derece olacaktı. Bunun birden fazla nedeni var. Biz başarısız olduk. Başarısızlığa baktığımız zaman başta ben, Haldun Üstünel, Yalçın Üstündağ, Adnan Sezgin ve teknik direktör sorumlu. Ama baş sorumlu benim. Bir dönem Kewell’ı defans oynatmak zorunda kaldık. Geçen sezon forvetsiz kaldık. Sabri milli takıma gitti sakat. Milli takımın sol beki Çağlar’ı aldık sakat. Pino bana göre çok önemli, çok yetenekli bir futbolcu sakat. Kewell sakatlandı. Transfer geciktiği için elenmedik. Kadromuz o zamanda iyiydi. 60 metreden gelen bir top Hakan’ın omzuna çarptı adamın önüne düştü gol oldu. Ama sonuçta son 2 senede başarısız olduk. Bunun bir numaralı sorumlusu benim.

ADNAN SEZGİN
Adanan Sezgin’in kellesini istiyorlar, iki sendedir saldırıyorlar. Adnan Sezgin, Ankaragücü’nde futbol oynadı. Mülkiye mezunu. Federasyonda görev yaptı. Şenes Erzik’in genel sekreteriydi ben Galatasaray’da göreve getirdikten sonra Şenes bey benimle 2 sene konuşmadı. Yeniden göreve geldiğimde yalvar yakar göreve getirdim. Adan Sezgin’in attığı her imzanın altına ben imzamı atarım. Bu mesleği en iyi bilen adam. UEFA, federasyon kurallarını bilen bir adam. Adnan Sezgin’in yakasından düşsünler. Futbolla uğraşan 4 kişilik ekiptik. Ben, Haldun Üstünel, Murat Üstündağ ve Adnan Sezgin. Ama son kararı ben veriyordum.

MEDYA
‘Yönetim, Seyrantepe’nin Riva’nın rantını talan etmeden gitmez’ diye bir kampanya var. İki dönemde planlı şekilde aleyhimize kampanya var ve devam ediyor. Başlangıcı seçimlerden 8 ay önce Habertürk’te çıkan bir haberdi. Bir gün Mesut Yılmaz aradı ‘Habertük’te çıkan haberi gördün mü’ diye sordu, görmedim dedim. Okuyunca beni ara dedi. O sırada bir millet vekiliyle görüşüyordum. Görüşmemiz bittikten sonra Mesut Yılmaz’la karşılaştık ofisine çıktık. Gazetede haberi gösterdi. Tam sayfa haber, başlığı ‘Mesut Yılmaz’dan Adnan Polat’a kaset şantajı’. Uzak Doğu’ya sık sık gidermişim, yaşı küçük kızlarla beraber olurmuşum. Görüntülerim varmış Mesut beyin eline geçmiş. Mesut bey de kumar oynadığı için bana şantaj yapıyormuş. Hayatımda Uzak Doğu’ya iki kez gittim. Şangay’da şirketim var ona rağmen iki defa gittim. Gazetenin genel müdürünü Fatih Altaylı’yı aradım ‘Özür dilerim yanlış haber olmuş’ dedi. Kimse bu habere önem vermedi, yazıp çizmedi. Hıncal Uluç ve Ahmet Çakar’dan biri yazıyla şifahen Rusya’daki olaylardan bahsediyorlar. Bundan 1 ay evvel Aziz Yıldırım’la karşılaştık. Bana dedi ki bunlarla ilgili; “Beni de işin içine bulaştırdılar. Sinan Engin’i aradım gerekli konuşmayı yaptım.’ Bir taraftan Aziz Yıldırım’ı bir taraftan Adnan Sezgin ortaya atıyorlarmış. Adnan Sezgin benim sırımı biliyormuş. Aziz Yıldırım da bunu biliyormuş bana şantaj yapıyormuş. 92-93 yıllarında Spartak Moskava maçı için Rusya’ya gitmiştim. Bir kere de transfer görüşmesi için gitmiştim. Bir kerede Alp Yalman’la birlikte. gitmiştik. Adan Sezgin’le Rusya’ya gittiğimizde kızlarla birlikte bir oteli kapatmışız. Uyuşturucu da varmış polis bizi tutuklamış. Dışişleri devreye girmiş serbest kalmışız. Adnan Sezgin bunu biliyormuş. Aziz Yıldırım’ın eline bunun kaseti geçmiş bana şantaj yapıyormuş. Aziz bey bana ‘Görüyor musun şerefsiz haysiyetsizler senin uyuşturucu bağımlısı, beni de şantajcı yaptı’ dedi. Biri onlara servis yapıyor. Bu kadar tecrübeli gazeteciler de araştırmadan yazıp çiziyor. Aziz Yıldırım bunu duyuyor ve onun üzerine devreye giriyor. Adnan Sezgine mahkummuşum. Aziz beyle beraber rekabetimizi yaparız ama futbolun büyümesi kavgasız yönetilmesi için çaba harcıyoruz. Rekabetimizi yaparız dostluğumuzu sürdürürüz.

MALİ DURUM
Şu anda mali açıdan rahat durumda değiliz.. 10 yıllık nakit projeksiyona bakacak olursak, 2 yıl sonra pozitif nakit akışına geçeceğiz. Her şeyiyle hazır projelerimiz var. Mecidiyeköy’ün planı hazır, iş merkezi yapacağız. Şubat ayında inşaata başlayacağız Kalamış’taki binamızı yeniden yapmak istiyoruz. Basketbol için arazi almaya çalışıyoruz. Kürek şubemizin tesislerini yeniden yapacağız. Stadın bitmesiyle birlikte kulüp binasını stada taşıyacağız, futbol müzemizi oraya taşıyacağız. Hepsini tek çatı altına alacağız. Riva’dan gelecekler gelirler cari harcamalarda değil yeni gayrimenkul alımları için kullanılacak. Galatasaray meteliğe kurşun atarken, milyar dolarlık projelere geçti. Seçimlerde 4-5 aday olacağını düşünüyorum.

ARDA
Arda’nın menajeri beni aradı. Avrupa’dan bir takımdan ciddi bir teklif var diye. Ben de transfer bitimine 24 saat kala hiçbir para Galatasaray kaptanını alamaz dedim. Miktarı ve kulübün adını da duymak istemiyorum dedim. Arda için bana böyle bir teklif gelmedi. Arda da gitmek istemiyor. Benden önce medyaya haber yayılmış. Bir Atletico Madrid yöneticisi Arda ile Swiss Otel’de 3-5 kez konuşmuş. Böyle bir şey varsa Madrid’i UEFA’ya şikayet edeceğim. Eğer Atletico Madrid Başkanı’nın böyle bir transferden haberi yoksa; ortada tamamen bir sahtecilik var demektir. Türk Telekom Arena’da Arda’nın kaptan olarak çıkıp kupa kaldırmasını istiyoruz.

KEITA
Toplamda bakarsak Keita’yi 9 milyon euro’ya satmış olduk. Keita’nın satılması idari bir karardı. Rijkaard yeşil ışık yaktı. Keita her gittiği milli maçtan verilen tarihin 2 gün sonrasında geliyordu. Kewell, Elano verilen tarihte geliyordu. Bu zamanla takımda huzursuzluğu neden oldu. Keita, Gençlerbirliği maçından iki gün önce haber vermeden çekip gitti.. Sonra da milli takıma gitmiş. Bizleri yalnız bırakmasının ardından teknik ekiple toplantı yaptık ve kesinlikle böyle bir futbolcunun bizde kalamayacağı kararını verdik.. Dünya Kupası’nda da Kaka’ya yaptığı hareketle de haklı olduğumuzu kanıtladı. Bir futbolcunun hızlı olmasının, iyi olmasının yanında ahlaklı olması da bizim için önemli.

TRANSFERLER
Sezon bittikten sonra teknik heyetle toplantı yaptık. Burada takıma yeni takviyelerin nerelere olacağı, alternatiflerini ve gidecekleri konuştuk. Gitmek isteyen sporculardan, gidişinin sakınca yaratmayacak olanlarını konuştu. Sezon bittikten sonra Neeskens hep kaldı, Rijkaard gitti geldi. Transfer için Dünya Kupası’nı bekledik. Sonrasında başlayalım dedik transferlere. Temmuz ve Ağustos gibi iki aylık süreç vardı transfer için. Keita’dan sonra Leo Franco’yu da gönderdik. Mehmet Topal da 2 senedir yurtdışına gitmek için neredeyse yalvarıyordu. Ben bu futbolculara önünüzü tıkamayacağım dedim. Son 2 senede Topal arzulananı veremedi. Galatasaray’ı kafasında bitirmiş gibi bir hali vardı. Gelecek ilk ciddi teklifte göndermeyi düşündük. 6 milyon euro istedik Valencia’dan. Mehmet Topal’ın bizden 950 bin euro’luk alacağı vardı. Alacağımdan vazgeçeyim beni gönderin dedi. Biz de gönderdik. Cana Marsilya’daydı. Gerets ile ilişkilerimiz devam ediyordu. Cana’yı bize tavsiye etti. 2-3 hafta tahammül edin sonra müthiş bir oyuncu izleyeceksiniz dedi. Tugay kesinlikle alın dedi. Hiç sakatlanmamış Cana bize geldikten sonra dizinden sakatlandı. Cana’dan eminiz. Birkaç hafta sonra takımımıza katkı sağlayacak. Aldığımız her oyuncuyu almadan önce teknik ekibin onayına sunduk. Her futbolcu transferi için Rijkaard’ın onayı alındı. Misimomic ve Insua geciken oyuncular diğerler transferler zamanında oldu. Pino geldi arka adalesinde yırtık meydana geldi. Batdal’ın bize maliyeti yok. Bir tane sol beke ihtiyaç vardı. Çağlar’ı teknik heyet çok beğendi, aldık ameliyat oldu. Kazanabilir miyiz diye aldığımız Serdar Özkan ve Musa Çağıran var. Musa’dan da ümitliyiz. Muhakkak ki şans bulacak. 10 numara için 3 alternatifimiz vardı. 1. tercihimiz Misimovic’ti. Wolfsburg onun yerine adam almadan kimseye vermeyeceğiz dedi. Bekleme kararı aldık. Galatasaray’a çok kaliteli 10 numara aldık. Insua 2 aydır gündemimizdeydi. Önce Liverpool vermek istemedi. Hoca değişince son dakikada aldık. İngiltere’de kadrolar 25′e indi. Bir anda futbolcular boşa çıktı ve fiyatlar düştü. Biz Insua’yı bu paralara alamazdık. 4 yabancı, sol bek ve uzun boylu forvet alternatifini Rijkaard bizden istemişti.

SAKATLIKLAR
8 aydır top oynamamış Ali Turan ve Emre Çolak’ı Sivas maçında sağda oynatmak zorunda kaldık. Orada 4 alternatifimiz var. 3′ü maçtan önce yoktu. Mehmet Batdal’ın ayağının altı boydan boya yırtılıyor ve 2 ay yok. Böyle bir sakatlık duydunuz mu? Acıbadem’den ayrıldık, Medical Park’la anlaştık. Yeni sağlık heyetimizin 1 ay sonra ne kadar başarılı olup olmayacağını göreceğiz. Sabah 8′ten, akşam 8′e kadar haftanın 7 günü Florya’dalar.

RIJKAARD
Geçen Nisan ayında Rijkaard’a 2 senelik sözleşme uzatma teklif ettim. Bana “aldığım parayı hak etmem gerekiyor. Önce bunu yapmalıyım” dedi. Sezon sonuna kadar Rijkaard ne olursa olsun takımın başında kalacak ve isterse sözleşmesini uzatacağız. 27 kişilik kadronun 2-3 kişi harici milli oyuncular. Zaman zaman Mert’i ve Mustafa’yı kullanacağız tercümelerde. Flemenkçe konuşurken bir soruya İngilizce cevap vermesinin altında bir şeyler aramaya gerek yok. Rijkaard artık şikayet edemez. Rijkaard’ın arzu ettiği her oyuncu alındı. Her şey dört dörtlük Florya’da.. Rijkaard ve teknik heyet bize memnuniyetlerini dile getirdiler. Mevcut takımımızla şampiyon olacağımıza inancımız var. Takım olmak için bir süreç gerekiyor. Biz bunu oluşturamadık ama sakatlıklar yüzünden. Şanssız bir dönem oldu, hepimiz çok üzüldük. Eskişehirspor maçına tedirgin çıktı oyuncular. Takım olarak hazırız ve iyiyiz. Mehmet Batdal hariç sakatlarımız milli takım arasında iyileşecek.

KALECİ
Rijkaard kaleci transferi istemedi. Genç kalecilere şans vermeliyiz. Risk almadan adam yetiştirilmiyor.

TARAFTARA ÇAĞRI
Seri yakalayacağımıza inanıyorum. Bizim burada ihtiyacımız olan taraftarımızın eskisi gibi Ali Sami Yen’i cehenneme çevirmesi. Galatasaray taraftarının takımını her şekilde desteklemesi gerekiyor. Taraftar burada takıma sahip çıkmalı. Taraftar haksız demiyorum Taraftar takımın ruhu. Taraftarlarımızı rakip takımlara karşı stadı cehenneme çevirirse galip gelemeyeceğimiz maç yok.

JAVANOVIC
Belgrad’a gittiğimiz zaman Prekazi, Javanovic’den bahsetti, kasetlerini verdi. Kaseti teknik heyete verdim. Fransk Rijkaard, ‘İyi futbolcu ama son 4 senede 30 maç oynamış. Bunun nedenini bulmamız lazım’ dedi. Transfer yoğunluğundan davet edemedik geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye davet ettik. Prekazi ‘Bonservisi elinde, menajeri var alıp getireyim’ dedi. Geldiler Florya’da oturduk konuştuk. Prekazi mali konuya karışmayacağını bizim görüşmeyi yapmamızı istedi. Rijkaard’ın bize sorduğu soruyu yönelttik. Değişik açıklamalar yaptılar. Açıklama bizi tatmin etmedi. Bonservisine 1 milyon kendisinin 500 bin dolar alacağını söylediler. Yıllık 500 bin dolar parasını verelim, 300 bin dolara da kiralayalım. Memnun olursak sezon sonu alalım dedik. Menajeri ‘Kiralamak için 500 bin Euro verin’ dedi. Kime ödeyeceğiz diye sorunca ‘Bana ödeyeceksiniz’ dedi. Biz bunu kabul etmedik teşekkür ettik. Prekazi’nin kırgın olması için bir neden göremiyorum. Mali kısmına karışmadı, kırgın olmasını gerektirtecek bir durum yok.

FATİH TEKKE
Fatih Tekke’yi 12 yaşından beri almak istiyorum. 12 yaşında getirmeyi düşüyorduk o zaman Trabzonspor’un başkanı Sadri Şener’di, haberi olmuş engelledi. Son dönemde Adan Sezgin, ‘Fatih bize gelmeyi arzu ediyor’ dedi. Ben de kendisine şartları öğren dedim. Şartlar bize uygun olmadığı için mutabakata varamadık. Sonra Beşiktaş’la görüşmüş oraya gitti.

ESKİ FUTBOLCULARIMIZ
UEFA Kupası’nı kazanan futbolcuların kulübe üye olmasını ben sağladım. Göreve geldiğimde UEFA Kupası’nı alan takımın üye yapılması talimatını verdim. Neticede üyelikleri onaylandı. Hakan Şükür ve Hasan Şaş 10 yılı doldurduklarından başka statüde üye olabiliyorlardı. Diğer futbolcuların üyelik parasını cebimden ödedim. Hakan bana şöyle kırgın olabilir; devam etmek istiyordu. Ben artık bırakması gerektiğini düşündüğüm için kendisiyle devam etmedik. Ben Hakan’a kızsam bile kırgın olamam. O’nun da bir gün kırgınlığı biter diye düşünüyorum. Görüştüğümüzde öpüşüp tokalaşıyoruz. Haklan Ünsal ben geldiğimde zaten ayrılmıştı. UEFA Kupası’nı kazanan kadroda Hasan ve Ümit Davala’nın dışında tüm futbolcuları ben transfer etmiştim. Hakan Şükür’ün daha fazla devam etmesinin faydalı olamacağını düşündüğümden altyapıda veya futbol okulun başında olmasını istiyorduk. Ama kırıldı sanırım bize şimdi yorumculuk yapıyor. Tugayın altyapının başına getirdiğimiz zaman kimle çalışmak istiyorsan onunla çalış dedik. Aldığı hocaların hiçbirine müdahale etmedik. Real Madrid’de bir futbolcu futbolu bıraktığında geç 15 yaş altı takımının başına diyorlar. Biz söylediğimiz zaman ‘Bize orayı mı layık gördün’ diyorlar.

LİG REKABETİ
Guti’ye Quaresma’ya baktığınız zaman iyi futbolcular ama Kewel, Arda, Elano, Baros kötü futbolcular mı? Beşiktaş popüler bir takım yaptı bilenen futbolculardan takım oluşturdu ama 7 haftalık süreç geçmeden konuşmak doğru olmaz.Quaresma seyri güzel bir futbolcu ama 7 haftalık bir süreci görmek lazım. Şampiyonluk yolunda rakibimiz Fenerbahçe olur.

FATİH TERİM
Gündemimizde teknik direktör konusu hiç olmadı. Fatih Terim’le hiç görüşmedik.

HALDUN ÜSTÜNEL
Keşke Haldun Üstünel devam etseydi. Kader arkadaşım, kardeşim kadar sevdiğim güvendiğim inandığım biriydi, hala da öyle. Yönetim prensiplerinde görüş ayrılığı olduğu için bıraktı. Aramızda kırgınlık yönünde haberler yapılıyor. 3 gün önce beni aradı. ‘Yönetimde değilim ama senin yanındayım. Dışarından elimden geldiğinde yardım ederim. Benim ağzımdan çıkan haberlere inanma’ dedi. Çok emeği oldu, maddi manevi veren insan oldu. Keşke ayrılmasaydı diyorum.

ELANO
Elano kanatlarda oynayabilen bir oyuncu. Milli takımda iki maçta 2 gol attı, 1 asist yaptı. Çok kötü sakatlandı. Geçen gün konuştum ’41 gün yattım, sadece tedavi oldum’ dedi. Sakatlığı yeni geçmişti. Kondisyon yüklemesi için zaman gerekiyor. Rijkaard hazır mısın diye sordu. Bursa maçının son bölümünde görmek istedi. Maçı bitiremedi. 2 haftayı kendisini toparlasın diye zaman verdi. Rusya’ya götürülmeyince satılacak diye yorumladı basın. Rijkaard hazır olmadığı için almadı kadroya. 10 gün sonra her şeyi ile hazır olacak. Dünyada satılmayacak futbolcu yok. Ama bunun için futbolcunun gitmek istemesi, kulüplerin anlaşması lazım. Bu şartlar olursa her futbolcu satılabilir. Elano mutsuzum gitmek istiyorum derse gitmesi için şartları sağlamaya çalışırım. Ama böyle bir durum yok.

FORVET
Avrupa’dan elenince maç trafiği haftada bire düşünecek. Elimizde forvet olarak Milan Baros var Kewel var. 1-1.5 ay sonra Mehmet Batdal dönecek. Rijkaard forvet istemedi ‘ihtiyacım yok’ dedi. Ama biz yine de devre arasına Baros tipinde 20 yaşlarında genç bir santrafor arıyoruz. Devre arasında alacağız. Top artık Rijkaard’da. Transfer dönemi söz verdiklerimizi yerine getirdik: İki yabancı daha alacağız dedik aldık. Sol bek sürpriz oldu. Çağlar’ın sakat, Hakan’ın formsuz olması Insua’yı alma durumumuzu doğurdu.

TAKIMLAR ARASINDA FARKLAR
Çok kolay lig olacağını sanmıyorum. İyi takımlar var. Önceden üç büyükler, hatta Trabzonspor bunların içine katarsak diğer takımlarla aralarında çok büyük farklar vardı. Artık fark azaldı. Hata yaptığınız zaman büyük kulüp olma avantajını kaybedebiliyorsunuz. Zor bir lig olacak ama zor olması keyifli kılacak, ilgili artıracak.

AMATÖR SPORLAR
Kürekte şampiyon olduk. Yine sutopunda sanırım 17 senedir namağlup şampiyon oluyoruz. Orada Fenerbahçe yok. Yelkende yüzmede Türkiye rekorları bizde. Bayan basketbolda final oynadık. Önümüzdeki yıl da Fenerbahçe ile final oynarız, hangisi havasındaysa o kazanır. Avrupa Kupası’nda statü uygun olsaydı orada da final oynardık. İki tane rüya takım var diyebiliriz. Erkek basketbolda yatırım halindeyiz. Ümit milli takımın 1 tanesi haricinde bizde. Transferi geleceğe doğru planladık. Bayan voleybol da final oynayacağımızı düşünüyorum. Tek eksiğimiz spor salonlarını yapmamız lazım. Fenerbahçe bunda bizden önde. Spor kulübüyüz. 48 tane takım var

CAMİA
Geçen gün Alp Yalman’la konuştuk. ‘Eskiden problem olduğu zaman kendi içimizde çözülürdü’ dedi. Meselelerimizi oturup tartışarak çözmeye çalışalım. Eskiden yönetici başkan olanlar medyada aklına geleni söylemezdi. Ama şimdi öyle değil. Bu en çok Galatasaray’ı yıpratıyor. Medyaya bazı kişiler dedikodular iftiralar aktarıyor. Araştırılmadan haber yapılmamasını istiyorum.

Taraftarımız, rakiplere Ali Sami Yen’in cehennem olduğunu hatırlatsınlar ve takımlarına sahip çıksınlar. Tünelden çıktık ve koşma zamanı. İki sene sonra çok daha farklı boyutta mali ve idari yapının içinde olduğunu görülecek. Birden fazla adayının olması iyi işler yapılıyor ki iştah kabartıyor demektir. Şimdiden 2-3 tane aday ismi duyuyorum.

Kaynak: Galatasaray.org

Başkan Adnan Polat Bu Gece NTVSPOR’da

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat, bu gece 23:00′de NTVSPOR ekranında CANLI yayınlanacak %100 FUTBOL programında Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay’ın konuğu olacak ve soruları yanıtlayacaktır.

Kamuoyunun bilgisine sunarız.

Kaynak: Galatasaray.org

Dergi Aboneliğinde İndirim ve Hediye Fırsatı

Galatasaray Dergisi’ne abonelikte indirim ve hediye fırsatı!

Galatasaray Dergisi’ne abone olmak isteyen GSBonus sahibi taraftarlarımızı, kart tiplerine göre %10, %15 ya da %20 indirim fırsatı bekliyor. İndirimin yanı sıra, dergiye abone olacak tüm taraftarlarımıza şal atkı hediye ediliyor.

Türkiye’nin en çok okunan spor yayını olan Galatasaray Dergisi’ne abone olarak hem son fırsatlardan yararlanabilir hem de Galatasaray’ı aylık resmi yayın organından takip edebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi ve abonelik için: (0212) 347 88 10

Foto 1Foto 2Foto 3

Kaynak: Galatasaray.org

Insua: Galatasaray’a Geldiğim İçin Çok Mutluyum

Galatasaray’ın yeni transferi Emiliano Insua Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan info@sonaslan programına konuk oldu

Galatasaray maceran başladı. Transferle ilgili neler hissediyorsun, ilk düşüncelerinden bahseder misin?

Galatasaray gibi büyük bir camiaya geldiğim için büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Hem tarih, hem kulübün büyüklüğü, hem elinde bulundurduğu kadro hem de futbolcuların kalitesi çok önemli. Benim için buradaki en önemli noktalardan biri futbolculuk ve teknik direktörlük döneminde önemli başarılara imza atmış Frank Rijkaard’la çalışma fırsatı bulmak. O yüzden Galatasaray’a geldiğim için çok mutluyum.

Transfer haberini de Twitter’da paylaştın, eğer hesabında yazmaya devam edeceksen Galatasaray taraftarı seni orada da yalnız bırakmayacaktır. Bize futbolculuğundan da bahseder misin?

Size karakteristik özelliklerimden bahsetmek istiyorum. Defans yapmayı seven, sol tarafta sert bir şekilde savunma yapmaktan hoşlanan bir futbolcuyum. Atağa çıkmayı seven bir futbolcuyum. Liverpool’da çok fazla gol atamadım ama umarım burada atağa çıktığım zaman goller bulabilirim. Twitter’da hayatımın benim için önemli noktalarını paylaşıyorum, bu şekilde de devam edeceğim.

2007-2008 sezonunda bonservisiyle Liverpool’a transfer oluyor ve önceki sezonların aksine Liverpool sol kanadında daha çok görev yapmaya başlıyorsun. 2009-2010 sezonunda Rafael Benitez tarafubdab 30 Premier Lig, 10 da Avrupa Kupası maçında görev verilen bir isimdin. As oyuncuydun. Geçtiğimiz sezon ilk 11’de forma giyiyordun. Buradan yola çıkarak transferin öykün bir anda nasıl gelişti? Kendini Galatasaray’da buldun. Bununla ilgili neler söyleyeceksin?

Biliyorsunuz Liverpool’da bir teknik direktör değişikliği yaşandı. Bu değişim yaşandıktan sonra biraz daha az forma şansı bulacağımı hissettim ve ben sonuçta çok genç bir oyuncuyum. Benim için en önemli olan mutlaka gideceğim takımda futbol oynamak. Çünkü genç olduğum için tecrübe kazanmak adınaa maç oynamam gerekiyor. Galatasaray’dan böyle bir teklif gelince de kafamda hiç bir soru işareti kalmadan, hiç şüphe duymadan teklifi hemen kabul ettim.

2007’de 20 yaş altı Dünya Şampiyonası şampiyonluğu, 2009’da yine 20 yaş altı Güney Amerika Şampiyonası 2’nciliği. Bu harika bir kariyer başlangıcı ve müthiş gelecek vadeden oyuncu profili… O yüzden de zaten camiaya da ayrı bir heyecan veriyor.

Galatasaray Spor Kulübü’nden bana böyle bir şans verildiği için çok büyük bir onur duyuyorum. Çok büyük bir gurur duyuyorum. Hiç kimsenin bir şüphesi olmasın bu şansı en iyi şekilde değerlendireceğim. Bu kulübü en iyi şekilde ileriye götürebilmek için elimden geleni yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.

20 yaşında Liverpool gibi önemli bir takımın futbolcusuydun geçtiğimiz sezon. Ne kadar iyi bir transfer olduğunun en büyük kanıtı bu ama Premier Lig, Liverpool tecrübesi sana nasıl yoldaşlık yapacak? Neler katacak? Neler düşünüyorsun bu konuda?

Sizin de söylediğiniz gibi mutlaka Liverpool’da bu kadar maç yapmam, bu kadar genç bir yaşta bu kadar maç sayısına ulaşmam bana inanılmaz bir tecrübe kattı. Umarım bu tecrübeme Galatasaray’da da devam ederim. Galatasaray’da gösterdiğim performans, takıma en iyi şekilde yardımcı olmamı sağlar.

Teknik direktör Frank Rijkaard çok önemli bir isim, yine eski Liverpool’lu Harry Kewell ve Milan Baros, takım arkadaşların olacak. Bu konuyla ilgili olarak ne yorum getirirsin?

Öncelikle tabi ki teknik direktörümüzle başlayalım. Frank Rijkaard tartışmasız çok büyük bir isim ve böyle bir isimle çalışacağım için çok mutluyum çünkü ondan birçok şey öğrenebileceğimi düşünüyorum. Futbolum açısından beni daha ileriye götürebilecek birçok şeyi öğrenebileceğimi düşünüyorum. Onun haricinde Harry Kewell çok büyük bir futbolcu, kendisiyle 6 ay oynama şansım oldu. Bu çok fazla değil belki ama kendisini tanıyorum. Milan Baros’la oynama şansım olmadı ama onun da ne kadar büyük bir futbolcu olduğunu biliyorum, kendisini de tanıyorum. O yüzden bu tip şeyler umarım benim katkılarımla da daha güzel yerlere götürür takımı.

Rafael Benitez seni sol içte de değerlendiriyordu. Hatta zaman zaman sol bölgenin dışında ön libero olarak da oynatıyordu. Bu bağlamda tabii çok yönlü bir oyuncusun, Frank Rijkaard’la bu yönde bir görüşmen oldu mu çünkü Galatasaray sol bölgede yine alternatifli bir kadroya sahip, ön tarafta da bu konuda eksiklik hissedebilir ilerleyen günlerde.  Bu yönde bir konuşman oldu mu Frank Rijkaard’la?

Frank Rijkaard’la tanıştım. Kendisiyle görüştük ama pozisyon anlamında çok detaylı bir konuşmamız olmadı. Daha çok erken ama ilerleyen zamanlar dabu tip konuşmalar geçebilir aramızda. Asıl oynadığım pozisyon, sol bek pozisyonu. Fakat ilerleyen zamanlarda teknik direktörümüz Frank Rijkaard’tan herhangi bir talep gelirse orta sahada da oynayabilirim, ön libero pozisyonunda da oynayabilirim.

Premier Lig tecrübesi olan bir futbolcuyu kiralık olarak kadrosuna kattı Galatasaray. Taraftara bir mesajın var mı? Galatasaray’daki hedeflerinle ilgili olarak neler söylemek istersin?

Taraftarlara bir futbolcu olarak vermek istediğim en önemli mesaj; iyi de oynayabilirim, kötü de oynayabilirim ama şundan şüpheleri olmasın ki son saniyeye kadar bütün gücümle mücadele edeceğim ve savaşacağım. Galatasaray gibi çok büyük bir kulübe geldiğim için gurur duyuyorum. Burada başarılar yakalamaya, şampiyonluklar yaşamaya geldim. Galatasaray çok büyük bir camia. Devamlı şampiyonluğa oynayan bir takım. Ben de elimden geldiği kadar yardımcı olmak istiyorum. Kariyerimde çok önemli bir adım attığımı düşünüyorum.

Kaynak: Galatasaray.org

Misimovic: Galatasaray’a Şampiyonluk İçin Geldim

Galatasaray’ın yeni transferi Zvjezdan Misimovic, Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan info@sonaslan programına konuk oldu.

Senin için yeni bir macera. Kuşkusuz büyük bir heyecan duyuyorsun. Duygularını alabilir miyiz?

Çok mutluyum. Galatasaray gibi büyük bir camianın parçası olduğum için gurur duyuyorum. Transferim belki çok uzun zaman aldı. Ama son günde noktalandı ve bu beni çok mutlu etti.

Transfer sürecin neden uzadı? Bu transfer sürecinden bahsedebilir misin?

Wolfsburg yeni bir oyuncu alacağını açıkladı. Bu Diego olacaktı. Bu transfer gerçekleşirse beni satacaklarını açıkladılar. Dört gün önce de gerçekleşti. Wolfsburg, Diego’yla anlaşma imzaladı. Benim de isteğim bu yöndeydi. Olaylar bu şekilde gelişti ve Galatasaray’a geldim.

Biraz huzur istiyordun anlaşılan. Geçen sezon attığı gole bile sevinemeyen bir Misimovic vardı ve bugün Galatasaray’da…

Geçen sene gollerden sonra sevinmiyordum. Bazı problemler vardı. Ama buraya geldim ve şimdi gayet mutluyum. Burada gerekli sevinci yaşayacağımı söyleyebilirim.

Kariyerinin büyük bir bölümünü Bundesliga’da geçirdin. Artık Süper Lig’de mücadele edeceksin. Bambaşka bir deneyim olacak. Bununla ilgili neler söylemek istersin?

28 yaşındayım. Uzun yıllar Bundesliga’da oynadım. Artık bir değişiklik arıyordum. Bu yüzden Galatasaray’la görüştüm. Hem tarihi, hem de takım olarak onur duyarak geldiğim bir kulüp. Benim için güzel bir değişiklik olacağını umuyorum. Bu yaşa kadar hep Bundesliga’da oynadım. Artık böyle bir değişime ihtiyacım vardı.

2008-2009 sezonunda Bundesliga’da şampiyonluk yaşadın. Herkes o dönemdeki coşkuyu burada yaşatmanı bekliyor. Kendinde bu enerjiyi görüyor musun?

Galatasaray gibi büyük bir kulübün tek hedefi vardır, o da şampiyonluk. Benim de buraya geliş amacımdaki en önemli etkenlerden biri bu. Bunun için yeterli kadroya ve kapasiteye sahibiz. Belki çok iyi bir başlangıç yapmamış olabiliriz ama ilerleyen günlerde daha iyi olacaktır. Ligi şampiyon olarak tamamlayacağımızı düşünüyorum.

Wolfsburg’ta önünde oynayan Dzeko ve Grafite’yi gol kral yaptın. Burada da Türkiye Ligi’nin kralı Milan Baros’la oynayacaksın. Bu birliktelik Galatasaray’a ne getirir?

Sadece ben ve Milan Baros olarak kısıtlamamak lazım. Takıma baktığımızda çok kaliteli oyuncularımız var. Önemli olan golün bir şekilde gelmesi. İsimler çok fazla önemli değil.

Galatasaray’ı ne kadar araştırdın?

Gelmeden önce özellikle internetten birçok bilgi edindim. Özellikle taraftarlar hakkında birçok şey biliyorum.

2008-2009 sezonunda 20 asist yaptın. Bu Bundesliga’da bir rekor. O sezonun en iyi oyuncusu seçildin. Bochum ve Nürnberg’le geçirdiğin 6 sezonda da 20 asist yapmıştın. Wolfsburg’da, bir sezonda bu asist sayısını yakaladın. Bu herhâlde enerji uyum meselesi değil mi?

Diğer sezonlara baktığınızda daha fazla gol attım. Wolfsburg’da Dzeko ve Grafite’yle oynadık. 20 asist yaptım ve bu önümde oynayan oyuncuların ne kadar kaliteli olduğunu gösteriyor.

Nürnberg’de küme düşerken bir sene sonra Wolfsburg’da şampiyonluk yaşadın. İki durumu da tattın. Bu, Türkiye tecrübesinde sana neler katacak?

Bu iki tecrübe de benim için çok önemli. Nürnberg’de iyi bir takım yapısına sahiptik aslında. Ama olmadı. İyi oynayamadık ve küme düştük. Wolfsburg’a baktığınızda yine iyi bir takım yapısı, iyi oyuncular vardı. Fakat ilk yarıyı 9. sırada tamamladık. İkinci yarıya iyi bir başlangıç yaptık. 10 maç üst üste bir seri yakaladık ve şampiyon olduk. Oradaki şampiyonlukta teknik direktör Felix Magath’ın payının asla unutulmaması gerekiyor. Çok doğru kararlar verebilen, iyi bir teknik direktördü. Hem küme düşme, hem şampiyonluğun kariyerimde önemli etkileri var.

10 numara pozisyonunda oynamana rağmen mücadeleci ve hırslı bir yapın olduğunu görüyoruz. Oyun tarzın ve futbol stilinle ilgili nasıl bir yorum getirirsin?

Benim en başarılı olduğum ve en sevdiğim pozisyon 10 numara pozisyonu. Forvet arkası gibi. Günümüz futbolunda başarılı olmak için sadece top oynamak değil, koşmak ve mücadele etmek gerekiyor. Ama asist yapmak ve önümde oynayan forvetlere gol attırmak en sevdiğim işlerden biri.

Bu soruyu her transfere soruyoruz çünkü onlar için de ne kadar önemli bir isim olduğunu biliyoruz. Frank Rijkaard deyince neler söylemek istersin?

Frank Rijkaard için söylenecek birşey yok. Futbolculuk kariyerine baktığınız zaman tarihteki en iyi oyunculardan biri bence. Teknik direktörlük kariyerine bakıyorsunuz yine aynı şekilde genç yaşta Barcelona gibi çok büyük bir kulüpte çok büyük başarılara imza atmış bir teknik direktör. Şu anda Galatasaray’da beraberiz. Çok mutluyum ve onunla çok güzel başarılar yaşayacağımızı umuyorum.

Tabii Van Gaal’in yardımcılığını ve antrenörlüğünü yapan Gerland’ın elinin altında büyüdü deyim yerindeyse Misimovic. Herhâlde ı yüzden Hollandalı hocalar sende hem ayrı bir yere sahiptir hem de onların oyun mantalitesini, stillerini biliyorsundur. Bu da avantaj diye düşünüyorum, katılır mısın?

Hollanda futbolu ofansif oyuna dayanan bir futbol. Daha çok topun sizde kaldığı, pas yaptığınız, pas yüzdesinin yüksek olduğu bir futbol. Mutlaka buna alışığım. Bir önceki antrenörüm Twente’den geldiği ve onun da mantalitesini anladığım için bu da büyük bir avantaj olacaktır mutlaka.

Üst üste çok sayıda maç oynamış olmana rağmen benim de anlayamadığım şekilde bir dedikodu çıktı. O yüzden bu soruyu sormakla mükellefimi birinci ağızdan sen cevap ver istiyorum. Kronik sakatlığın olduğuna dair spekülasyonlar yapıldı. Bir süredir ve aslında geçtiğimiz sezon da çok sık forma giyen bir oyuncuydun. Herhâlde sık sık sakatlansan uzun süreler sahalarda olmazdın. Bu konuyla ilgili bir açıklık getirmeni istesek senden…

Bu kronik sakatlığımla ilgili spekülasyonları ilk defa burada duyuyorum. Çok enteresan çünkü geçtiğimiz 2-3 sezona bakıyorum, hemen hemen bütün maçlarda oynamışım. Senin de belirttiğin gibi eğer böyle bir sakatlık olsa zaten bu maçlarda oynayamazdım. Sadece bu sezon başındaki maçlarda oynayamadım. O da biliyorsunuz Galatasaray’a gitmek istediğimi deklare etmiştim. Galatasaray’a gitmek istediğimi bildirdiğim için, belirttiğim için o maçlarda oynamadım ama onun haricinde 2-3 sezonda bütün maçlarda oynadım. Sakatlıkla ilgili bu dedikoduyu ilk defa burada duyuyorum.

Wolfsburg ve Milli Takım arkadaşı Edin Dzeko bir röportajında seninle ilgili şu ifadeleri kullanıyor: “Misimovic’le uzun süredir birlikte oynuyor ve birbirimizi iyi tanıyoruz. O muhteşem bir tekniğe sahip ve bir o kadar da zeki bir futbolcu. Her forvet, arkasında onun gibi bir desteğe ihtiyaç duyar. Misimovic aynı zamanda harika bir pasör, bir koşu yaptığınızda o mutlaka sizi görmeyi başarır” diyor. Sorumluluğu fazla olan bir mevkide görev yapıyorsun. O mevki Galatasaray taraftarı için de her zaman çok önemli olmuştur. Kıymetli olmuştur. O bölgede forma giyen oyuncu hep sevgi ve büyük sempati kazanmıştır…

Mutlaka bunun sorumluluğunun bilincindeyim. Tabii ki 10 numara pozisyonu çok fazla sorumluluk gerektiren, önünüzdeki forvetlere yapacağınız asistlerle maçın kaderini etkileyen bir pozisyon. O yüzden ben de bunun bilincindeyim.

Bosna Hersek ve Türkiye ile arasında kültürel anlamda benzer bir yapı var. Bunun uyum sürecine katkı sağlayacağını düşünüyorum. Tabi daha çok Almanya’da yaşayıp vakit geçirdin. Bu konuyla ilgili neler söyleyeceksin? Adaptasyon sorunu olur mu?

Adaptasyon anlamında hiçbir sıkıntı çekeceğimi düşünmüyorum. Çünkü buradan önce de herhangi bir şehir değiştirdiğimde hiç bir adaptasyon sıkıntısı yaşamadım. Almanya’da uzun yıllar yaşamış olabilirim. Ama ailem biliyorsunuz Bosnalı. O yüzden bununda mutlaka bir faydası olacaktır. Burada İstanbul’da bir adaptasyon problemi yaşayacağımı düşünmüyorum.

Fiziksel durumun nasıl? 90 dakikayı çıkarabilecek düzeyde misin? Yoksa o milli arada mı kendini toparlayacaksın?

İyi bir hazırlık dönemi geçirdim. İyi bir hazırlık dönemi geçirdiğim için de kendimi fiziksel olarak iyi hissediyorum. O yüzden hiçbir sıkıntı olmaz.

“Galatasaray’a tarih yazmaya gidiyorum. Takımı yakından takip ediyorum. Son zamanlarda zor günler geçirsede Galatasaray çok büyük ve önemli tarihi olan bir kulüp yeniden ayağa kaldırmakta zorluk çekmeyeceğiz” demişsin sanırım. İnternette bu şekilde yer aldı. Biraz detay alabilir miyiz bu açıklamayla ilgili?

Orada da belirttiğim gibi Galatasaray çok büyük bir kulüp, çok büyük bir camia. Tarihi çok büyük olan bir camia. Demin de söylediğim gibi Galatasaray çok iyi futbolculara sahip ve burada başarısız olma şansınız yok. Başarılı olacağımızı düşünüyorum.

Son olarak transferle ilgili Misimoviç’in ismi duyulduğu andan itibaren taraftarlar internet sitelerini adeta bombardımana tuttu. Müthiş bir merakla beklediler. Şu anda transferin sarı kırmızılı taraftarları inanılmaz derecede heyecanlandırıyor. Dolayısıyla onlar için de bir mesaj alalım senden…

Mutlaka burada bulunduğum sürece, Galatasaray’da bulunduğum sürece onlar için elimden gelenin en iyisini yapacağım. Zaten takım olarak elimizden gelenin en iyisini yaptığımız, hep beraber mücadele ettğimiz sürece kalite otomatik olarak devreye girecek ve çok başarılı olacağımızı düşünüyorum.

Kaynak: Galatasaray.org

Misimovic ve Insua, Galatasaray Formasıyla

Yeni transferlerimiz Zvjezdan Misimovic ve Emiliano Insua bugün sağlık kontrollerinin ardından Florya Metin Oktay Tesisleri’ne geçti. Yeni takım arkadaşları ile tanışan Misimovic ve Insua, Galatasaray forması ile objektiflerimize poz verdi. Bu sezon, Zvjezdan Misimovic 21, Emiliano Insua ise 6 numaralı formayı giyecek.

MEDYA KİT
Misimovic ve Insua Galatasaray Formasıyla: 31 Ağustos 2010 Salı

Download

Kaynak: Galatasaray.org

Zvjezdan Misimovic Galatasaray’da

Galatasaray, Bundesliga takımlarından Wolfsburg’da forma giyen orta saha oyuncusu Zvjezdan Misimovic ile 4 yıllık anlaşma sağlamıştır. Misimovic, Galatasaray’da 21 numaralı formayı giyecektir.

ZVJEZDAN MISIMOVIC KİMDİR?

Zvjezdan Misimović, 5 Haziran 1982’de Münih’te doğdu. Nord Lerchenau, Forstenried, Gartenstadt Trudering gibi amatör takımlarda oynadıktan sonra 18 yaşında Bayern Münih’e transfer oldu. 4 yıl boyunca Alman devinin kadrosunda bulunan genç oyuncu, birkaç maç haricinde A Takım’da yer almadı. Bayern’in ikinci takımında 102 maça çıkıp 44 gol atan Misimovic, 2004 yılında Bochum’a transfer oldu.

Genç yetenek sıfatıyla yer aldığı Bochum’da önceleri ilk 11’de düşünülmeyen Misimovic, buna karşın hocası Peter Neururer tarafından hemen her maçta sonradan oyuna alınarak takıma ısındırılıyordu. Ligde ilk devrenin bitimine doğru ilk 11’de de sahaya çıkmaya başlayan Bosnalı oyuncu, ikinci yarıda takımının değişmez oyuncularından biri olmayı da başaracaktı. O sezon 17’si ilk 11’de olmak üzere 31 maça çıkan Misimovic, bu karşılaşmalarda yedi asist yaparken, üç kez de rakip fileleri havalandırdı.

Sezon sonunda küme düşen Bochum’da kalmayı tercih eden Misimovic, takımındaki ikinci sezonunda ilk 11’in değişmez oyuncusundan, takımın değişilmez oyuncusuna evrilen genç yıldız, ligde yine yalnızca üç maç kaçırırken oynadığı 31 maçın tamamında ilk 11’de sahaya çıktı. Bundesliga 2’yi tam 11 golle tamamlayarak ön plana çıkan Misimovic, altı da gol pası vererek takımının şampiyonluğunda büyük rol oynadı.

Kral Üreten Adam

2006-07 sezonunda tekrar Bundesliga’ya dönen Bochum’da Misimovic, bu sezonda takımı adına bir joker görevi üstleniyordu. Sezonun ilk bölümünde çoğunlukla forvet olarak sahaya çıkarken daha sonra orta sahanın ortasında ve sağ kanatta görevlendirilen Misimovic, ikisi penaltıdan yedi gol atarken, yaptığı on asistle de dikkatleri üzerine çekti. Ligin yeni ekibi Bochum, yedinci Hamburg ile aynı puanda sekizinci olurken, yirmi gollü Theofanis Gekas’ın gol krallığında hiç kuşkusuz Misimovic’in payı büyüktü.

Bochum kariyerine burada son vererek UEFA Kupası’na katılacak Nürnberg’in yolunu tutan Misimovic, 2007-08 sezonunun ilk maçında bir sakatlık geçirmesine karşın, kendisini bulmaya başladığı 5. haftadan itibaren ilk 11’deki yerini hiç kaybetmedi. Devreyi 5 golle kapatan oyuncu, ikinci yarıda teknik direktör Hans Meyer’in yerini Thomas von Heesen’in almasıyla beraber ikinci plana atıldıysa da çok kısa sürede performansını yükselterek formasını geri aldı. Bu periyotta bir ara altı maçta beş gollük bir seri yakalayan Misimovic, sezon sonunda Nürnberg’in küme düşmesiyle birlikte buradaki bir yıllık macerasını da noktaladı. Ligde 10 gol atıp 4 de asist yapan Bosnalının Avrupa kupaları ve milli müsabakalar ile birlikte 2007-08 sezonu bilançosu 50 maçta 16 gol ve 14 asistti.

Asist Rekortmeni

Nürnberg sonrası kariyerinin en doğru adımını atan Misimovic, Felix Magath’ın Wolfsburg’unda harikulade bir sezon geçirdi. Orta alanın ortasına yerleşen yıldız isim, yalnızca kart cezalısı olarak bir maç kaçırdığı bu sezonda tam 20 asist yaparak Bundesliga rekorunu kırdı. İleri ikilideki Grafite ve Dzeko’nun 28 ve 26 golle gol krallığında ilk iki sırayı almasını sağlayan bu dahi futbolcuyu, asist krallığında ise Mesut Özil, ancak 14 asistle takip ediyordu. Aynı sezon kupada dört maçta yedi asist, UEFA Kupası’nda sekiz maçta dört gol bir asist ve milli formayla Dünya Kupası elemelerinde dokuz maçta beş gol sekiz asistle oynayan “10 numara”, toplam 54 maçta 16 gol, 36 asistle inanılması güç bir rakama ulaşıyordu. Misimovic, artık Avrupa’nın önemli futbol dehalarından bir tanesiydi. Bundesliga Şampiyonu’nun yıldızı, on numarasıydı. Grup maçlarında Türkiye’yi saf dışı bırakarak Dünya Kupası play-off maçlarına katılmaya hak kazanan, tarihin en iyi Bosna Milli Takımı’nın da elbette…

Bu anlamda geride bıraktığımız sezon, Misimovic açısından da bir sınavdı. Hep ileriye doğru seyretmiş ancak hiçbir zaman en üst seviyeye çıkmamış kariyerini 27 yaşında tepeye çıkaran Bosnalı oyuncunun bu başarısı sürdürülebilir miydi yoksa tek seferlik miydi? Wolfsburg’un başarısı, teknik direktörleri Felix Magath’ın Schalke’nin yolunu tutmasıyla birlikte geçmişte kaldı. Yeşil beyazlı takım 2009-2010 sezonunu sekizinci olarak tamamladı. Özellikle ligin 13 ila 22. haftaları arasında on maç üst üste galibiyetten uzak kalarak tamamen baş aşağı giden bir takım profili çizen Wolfsburg bir yana, Misimovic tarafında ise değişen bir şey yoktu. Ligde tam 15 asist (bu kez 17 asistli Mesut’un arkasında ikinci) yaparak yine önündeki forveti (bu kez Edin Dzeko’yu – 22) gol krallığına ulaştıran Misimovic, ikisi serbest vuruştan 10 da gol atarak ligde skora en çok katkı sağlayan oyuncular arasında yer aldı. Kupa’da iki gol bir asist, Şampiyonlar Ligi’nde ve UEFA Avrupa Ligi’nde ise altışar maçta birer gol ikişer asistle oynayan yetenekli oyuncu, rüya gibi bir sezonun ardından ikincisini de getirerek gerçek bir yıldız olduğunu kanıtladı.

Sırp asıllı olduğu için eski Yugoslavya’nın 18 ve 21 yaş altı takımlarında milli formayla tanışan Misimovic, daha sonra Bosna’yı seçti. 2004 yılından bu yana 50 kez milli formayı giydi ve bu maçlarda 16 gol attı. Üst düzey duran top yeteneği, uzaktan müthiş şutları, dâhiyane pasları, isabetli ortaları ve üst düzey futbol zekâsı ile adı gibi “yıldız” bir isim olan Zvjezdan Misimović, 2010-11 sezonu itibariyle Galatasaray forması giyecek.

Kaynak: Galatasaray.org

Emiliano Insua Galatasaray’da

Galatasaray, Premiere League takımlarından Liverpool’da forma giyen Arjantinli oyuncu Emiliano Insua ile de satın alma opsiyonuyla birlikte 1 yıllık kiralık anlaşmaya varmıştır. Insua, Galatasaray’da 6 numaralı formayı giyecektir.

EMILIANO INSUA KİMDİR?

Emiliano Adrián Insúa Zapata, 7 Ocak 1989’da Buenos Aires’te dünyaya geldi. Pinocho adlı bir altyapı takımında oynadıktan sonra ülkesinin en büyük takımlarından Boca Juniors’a transfer oldu. Henüz sarı lacivertli ekibin A takımına dahi çıkmadan Liverpool scout’ları tarafından keşfedilen Insua, Arjantin liginde bir tek maç olsun oynamadan Kırmızılar’a transfer olarak ilgi çekici bir hikâyenin kahramanı oldu. Yapılan anlaşma, Insua’nın bonservisi Boca Juniors’ta kalacak şekilde 1,5 sezon boyunca Mersey Nehri’nin kırmızı yakasında oynamasını kapsıyordu. 17 yaşındaki sol bek, 2006-07 sezonunun ikinci yarısında kiralandığı Liverpool adına ligin sonlarına doğru iki maça çıktı ve 165 dakika mücadele etti. Bu karşılaşmalar Insua’nın Arjantin U17 takımının ardından ilk profesyonel deneyimleriydi. Sezon sonunda Kanada’da düzenlenen U20 Dünya Kupası için Arjantin kadrosuna dahil edilen Insua, şampiyon olan ülkesi adına tüm maçlarda 90 dakika forma giymişti.

Buna karşın Insua, henüz Liverpool’da düzenli olarak forma giyebilecek futbol olgunluğuna erişmiş değildi. 2007-08 sezonu boyunca Liverpool Rezerv Takımı’nda görev yapan ve elde edilen şampiyonluğa katkıda bulunan genç oyuncu, bir önceki sezona benzer bir şekilde Rafa Benitez tarafından Premier Lig’in son üç haftasında sahaya sürüldü. Liverpool, daha önce yapılan anlaşma gereği sahip olduğu satın alma opsiyonunu kullanmıştı ve oyuncusunu yavaş yavaş takıma ısındırıyordu. Manchester City ve Tottenham’a karşı 90 dakika forma giyme şansı elde eden Insua, bu maçlarla birlikte artık geniş kitleler tarafından merak ve takip edilen bir genç oyuncu konumuna gelmişti.

Liverpool’daki ikinci tam sezonunda Insua, artık rezerv takımın oyuncusu olmaktan çok A Takım için bir alternatifti. John Arne Riise gibi özel yeteneklere sahip bir oyuncu Roma’ya transfer olmuş, yerine Udinese’den Andrea Dossena gelmişti. Tabii Fabio Aurelio hâlen mevkisinin en güçlü ismiydi. Benitez’in rotasyonu içinde Brezilyalı 33, Dossena 26, Insua ise 13 maçta oynama fırsatı bulurken, genç Arjantinli Ocak ve Şubat ayları arasında Venezuela’da düzenlenen 2009 Güney Amerika U20 Futbol Şampiyonası’nda final oynayan Arjantin takımının oynadığı 7 maçın 6’sında forma giydi.

2009-10 sezonuna Fabio Aurelio sakat başladı. Dossena ise İtalya’daki performansını Ada’ya taşımayı başaramamıştı. Böyle olunca 20 yaşındaki Insua, bir anda Liverpool’un sol bek için bir numaralı alternatifi hâline gelmişti. Ligin ilk yedi haftasında üç asist yapan, üstelik Lig Kupası’nda Arsenal ağlarına yılın en güzel gollerinden birini gönderen Insua için yükselme vaktiydi. Ligde 31 maçta 2724 dakika, Şampiyonlar Ligi’nde 6 maçta 522 dakika, UEFA Avrupa Ligi’nde 4 maçta 360 dakika, FA Cup’ta 2 maçta 210 dakika ve Lig Kupası’nda tek doksan dakika forma giyen genç oyuncu, 43’ü ilk 11’de olmak üzere 44 maça çıkarak Merseyside ekibinin sol tarafını taşıdı. Sakatlandığı Nisan ayına kadar ligde yalnızca iki maç kaçırdı. Özellikle 26 Aralık’daki Wolverhampton Wonderers ve 30 Ocak’taki Bolton Wanderers maçlarında atılan gollerdeki yaratıcılığıyla ön plana çıkan Insua, Premier Lig’in en çok gol hazırlayan savunma oyuncularından biriydi.

Insua, 10 Ekim 2009 günü ülkesinde yıllar boyu unutulmayacak bir maçta ilk milli deneyimini yaşamıştı. Arjantin’in Dünya Kupası’na katılabilmek için kazanmak zorunda olduğu maçta 90. dakikada Peru beraberliği yakalamış, ancak Martin Palermo bu gole cevap vererek ülkesini Güney Afrika’ya taşımayı başarmıştı. Bu sezon Liverpool adına maça çıkmayan Arjantinli, 11 Ağustos’ta ülkesinin İrlanda’yla oynadığı hazırlık maçında oyuna girerek ikinci kez milli formayı giymiş oldu.

Emiliano Adrián Insúa Zapata hücuma katkıda bulunmayı, ceza sahasına girerek kaleye paralel toplar atmayı seven, teknik kapasitesi yüksek bir oyuncu. Genç yaşına karşın oyun disiplininden kolay uzaklaşmayan ve aynı zamanda çok az kart gören Insua, 1.79 boyunda. 21 yaşındaki oyuncu, Liverpool’un Fulham’dan Paul Konchesky ile anlaşmasının ardından Galatasaray kadrosuna katıldı.

Kaynak: Galatasaray.org

Resmi Site Sonunda Açıkladı… Resmen G.Saray’dalar.


Misimovic ve Insua kontrolden geçti.

Misimovic ve Insua, Medical Park Bahçelievler Hastanesi’ne getirilerek, burada bir dizi muayene ve teste tabi tutulurken, futbolcuların test sonuçlarıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.

Sağlık kontrolleri sırasında basın mensuplarının görüntü almasına izin verilmezken, İstanbul’a gelişlerinin ardından 10 saati aşkın bir süre geçmesine rağmen Misimovic ve Insua ile ilgili sarı-kırmızılı kulüpten henüz hiçbir resmi açıklama da yapılmadı.

Kaynak: GSHaber.net

Fikstür
----------------------------------------
SÜPER TOTO SÜPER LİG - 4.HAFTA
----------------------------------------

----------------------------------------
GALATASARAY  : -
GAZİANTEPSPOR : -
----------------------------------------
Tarih: 13.09.2010 Saat: 21:30
Yer: ALİ SAMİ YEN
----------------------------------------
Anket
Sitemizi Yeterli Buldunuzmu?
Son Durum
webaslan.tk
Facebook’tayız…
Reklam Alanı
Sponsorumuz
Arama Formu
2010 – 2011 Formalarımız
webaslan.tk
 
Aslan'ın Yeri | Samsun Firma Rehberi | Isparta Yurt