Posts Tagged ‘Galatasaray’
Başkan Adnan Polat’tan Açıklamalar

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat, dün akşam NTV Spor’da yayınlanan Yüzdeyüz Futbol programına katıldı. Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen’in sorularını yanıtlayan Başkan Polat, gündemdeki birçok konuya ilişkin açıklamalar yaptı. Başkan Adnan Polat’ın açıklamalarını yayınlıyoruz.
BAŞKAN OLMAK
Başkan olmam esasında gönül hikayesi. Bir sevgi aşk hikayesi. Galatasaray’a olan sevgim ona gönlümü vermem. 1992-1996 arasında Alp Yalman’ın başkan yardımcılığını yapmam büyük onurdu. O şerefe nail oldum ve 1996 görevimi yapıp tamamladığımı düşündüm ve bıraktım. 2006′ya kadarda medyaya çıkıp bir şey söyledim. Talep geldiğinde yardımcı olmaya çalıştım. Bir kez televizyona yardım kampanyası için çıktım. 10 dakikada 2 milyon toplamıştım. O programda da 7 isim üzerinden kamuoyu yoklaması yapılmıştı. Galatasaray taraftarı yüzde 93 oranla benim göreme gelmemi istiyordu. Rahmetli Özhan Canaydın, ‘Kulübün sana ihtiyacı var’ dedi. Ben Galatasaray’da askerliğimi bitirdiğimi söyledim ama çok ısrar etti. 2 sene Özhan Canaydın’ın başkan yardımcılığını yaptım. Mali, idari, sportif başkan yardımcısıydım. Çok sıkıntılı bir dönemdi. Futbolcuların para alamadığı için antrenmana çıkmadığı, alacaklıların kapıya dayandığı, bankaların kredi vermediği bir dönemdi. Amacım o iki seneden sonra ayrılmaktı. Özhan bey rahmetli oldu görev bana düştü. 2008′de başkan oldum. O günden beride görevimin başındayım. Bunun tek nedeni Galatasaray’a olan aşkımız, sevgimiz ve verdiğimiz gönül. Benim gözümde bir insan için en şerefli, en üst mevki Galatasaray başkanlığıdır. Kendimi şanslı hissediyorum. Başkan olmanın sıkıntıları var. O sıkıntıları da çekmek zorundayım bundan da rahatsız değilim.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI
Sürdürülebilir başarı için güçlü bir sportif, mali, idari, ekonomik olarak sağlam bünyeye sahip olmak lazım. Bankalar tüm yöneticiler kefil olmasına rağmen kredi vermiyorsa, transferde banka teminatı isteniyorsa, oteller takımınızı kamp için almıyorsa, özel uçak tutmak istediğinizde verilmiyorsa bunu nasıl gerçekleştireceksiniz? Bunlar geçmişte oldu. 4 sene evvelden bahsediyorum. Özhan beyle bunları ortadan kaldırmak için çok büyük kavga verdik. Yapısal değişime gitmek lazımdı. İdari olarak revizyon gerekiyordu. Ortada idari mekanizmanın olmaması, denetim mekanizmasının olmaması nakit akışının olmaması, el sallamaya benziyordu. O dönemler ‘Galatasaray tünelin içerisinde. Bir ışık geliyor ama güneş ışığı mı yoksa trenin ışığı mı bilmiyorum’ demiştim. 8 ay önce tünelin ucunda güneş ışığını gördüğümü söylemiştim. Şu anda Galatasaray tünelden çıkmış durumda. Sportif AŞ kar ediyor, Futbol AŞ zarar ediyordu. Buna rağmen halka açık bir şirket olduğu için kardan para veriyordu. İki şirketi birleştirmek varsa karı olan bir şirket haline getirmek istiyorduk. 1 ay önce birleşmeye müsade edildi. Tahmin ediyorum 3-5 iş gününden itibaren birleşme bitmiş olacak. 2 şirketin birleşmesi 5 tane lig 10 tane kupa şampiyonluğundan daha önemli. Galatasaray bundan sonra gelirleri varsa hissedarlarına para dağıtacak. Önceden kar etmeniz zar etmeniz önmeli değildi, dağıtmak zorundaydık. Bunu Faruk Süren genel kurula getirmiş kabul edilmiş. Sportif AŞ ve Futbol AŞ’nin ardından Pazarlama AŞ ve İletişim AŞ’yi de birleştireceğiz. Yeni yapıda birleşmiş Sportif AŞ, Birleşmiş Pazarlama Aş olacak. Galatasaray bundan sonra rahatlıkla denetlenebilecek, daha şeffaf olacak. 3 ayda bir divan kuruluna raporlar sunulacak.
EKONOMİ GELİŞMELER
5 tane büyük projeden biri buydu. Diğeri Riva arazisi. Bir İngiliz firmasına ekspertliğini yaptırdık, 55-60 milyon dolar değer biçti. Şuan imar durumu çıktı. Yarın inşaata başlanabilecek durumda. Şuan ki değeri 250-300 milyon civarına çıktı. İkinci büyük proje bu. Üçüncü büyük proje stat hikayesiydi. 4 sene evvel başlarken ‘Burada stat mı olur, burada stat yapamazsınız’ denildi. 4-5 ay sonra maçımızı oynayacağız, şimdi herkes ‘Biz de yapardık’ diyecektir. Varsın desinler. Fenerbahçe 7 yıl önce stadını yaptı. Bizden yıllık 30 milyon dolar fazla kar ediyor. Buna rağmen 7 senelik dönemde Fenerbahçe bizden fazla şampiyonluk elde edemedi. Ekonomik anlamda Fenerbahçe’nin önümüze geçmesi başarıydı ama artık bu ortadan kalktı. 10 seneden fazla bir süreden önce Mustafa Sarıgül bu projeyi anlattı ben de kendisine destek vermiştim. Şimdi muhteşem bir eser ortaya çıktı. Bir sorunumuz yok, zamanında bitecek. Tek eksiklik Cendere yolunun yapılmaması. Maç günü trafik büyük sıkıntıya girer. 3-4 milyon dolarlık yatırımı kaldı yolun. Finansal olarak en büyük rakibimizle kafa kafaya geldik. 4 yıl önce yaklaşık 70 milyondu yıllık gelirimiz. Şimdi 184 milyon dolar. 250 milyonu bulmak amacımız. Real Madrid’in Manchester United’ın 400 milyona yakın gelirleri var. Gelirinizi yükseltemezseniz bu kulüplerle nasıl yarışacaksınız? Bu takımlarla mücadele etmek istiyorsak sağlıklı bir ekonomiye sahip olmalısınız. 2012′de UEFA kriterlerine uyamazsanız büyük sorunlar çıkacak. Bakalım diğer kulüplerin durumu ne olacak. 2 sene sonra Avrupa kupalarına gidememe, ligden düşürülme gibi durumlar ortaya çıkabilecek.
YENİ SPONSORLUKLAR
Bayramdan sonra 2-3 tane yeni sponsorlukları kamuoyuna duyuracağız. 2006 yılından bu zaman kadar 40 milyon dolara yakın borç ödenmiş. Kaybettiğimiz Florya üst kulanım hakkı, Ayazağa üst kullanım hakkını geri kazandık. Futbol buz dağının görünen kısmı. Biz geleceği kurtarmak için çalıştık. Verdiğim rakamlar birçok kişin iştahını kapatıyordur diye düşünüyorum.
SORUMLULULUK
Galatasaray, sadece spor kulübü değil. Lisemiz, üniversitemiz, derneklerimiz var. 25 milyon kişilik ailenin görünen yüzü Galatasaray kulübü. Bu yüzün öne çıkan yönü de futbol takımı. Futbol günlük yaşayan bir olgu. Son 4 senedir Galatasaray’ın içindeydim. 2 sene Futbol Şubesi’ni yönettim. Bu dönemde 1 şampiyonluk aldık. Teknik direktör 7 maç kala bizi bıraktı gitti yine şampiyon olduk. Sonraki 2 sezonda şampiyon olamadık. 2 senede her türlü transferi yaptık ama 5. ve 3. olduk. Bu çok kötü bir netice. İkinci olsaydık da kötü bir derece olacaktı. Bunun birden fazla nedeni var. Biz başarısız olduk. Başarısızlığa baktığımız zaman başta ben, Haldun Üstünel, Yalçın Üstündağ, Adnan Sezgin ve teknik direktör sorumlu. Ama baş sorumlu benim. Bir dönem Kewell’ı defans oynatmak zorunda kaldık. Geçen sezon forvetsiz kaldık. Sabri milli takıma gitti sakat. Milli takımın sol beki Çağlar’ı aldık sakat. Pino bana göre çok önemli, çok yetenekli bir futbolcu sakat. Kewell sakatlandı. Transfer geciktiği için elenmedik. Kadromuz o zamanda iyiydi. 60 metreden gelen bir top Hakan’ın omzuna çarptı adamın önüne düştü gol oldu. Ama sonuçta son 2 senede başarısız olduk. Bunun bir numaralı sorumlusu benim.
ADNAN SEZGİN
Adanan Sezgin’in kellesini istiyorlar, iki sendedir saldırıyorlar. Adnan Sezgin, Ankaragücü’nde futbol oynadı. Mülkiye mezunu. Federasyonda görev yaptı. Şenes Erzik’in genel sekreteriydi ben Galatasaray’da göreve getirdikten sonra Şenes bey benimle 2 sene konuşmadı. Yeniden göreve geldiğimde yalvar yakar göreve getirdim. Adan Sezgin’in attığı her imzanın altına ben imzamı atarım. Bu mesleği en iyi bilen adam. UEFA, federasyon kurallarını bilen bir adam. Adnan Sezgin’in yakasından düşsünler. Futbolla uğraşan 4 kişilik ekiptik. Ben, Haldun Üstünel, Murat Üstündağ ve Adnan Sezgin. Ama son kararı ben veriyordum.
MEDYA
‘Yönetim, Seyrantepe’nin Riva’nın rantını talan etmeden gitmez’ diye bir kampanya var. İki dönemde planlı şekilde aleyhimize kampanya var ve devam ediyor. Başlangıcı seçimlerden 8 ay önce Habertürk’te çıkan bir haberdi. Bir gün Mesut Yılmaz aradı ‘Habertük’te çıkan haberi gördün mü’ diye sordu, görmedim dedim. Okuyunca beni ara dedi. O sırada bir millet vekiliyle görüşüyordum. Görüşmemiz bittikten sonra Mesut Yılmaz’la karşılaştık ofisine çıktık. Gazetede haberi gösterdi. Tam sayfa haber, başlığı ‘Mesut Yılmaz’dan Adnan Polat’a kaset şantajı’. Uzak Doğu’ya sık sık gidermişim, yaşı küçük kızlarla beraber olurmuşum. Görüntülerim varmış Mesut beyin eline geçmiş. Mesut bey de kumar oynadığı için bana şantaj yapıyormuş. Hayatımda Uzak Doğu’ya iki kez gittim. Şangay’da şirketim var ona rağmen iki defa gittim. Gazetenin genel müdürünü Fatih Altaylı’yı aradım ‘Özür dilerim yanlış haber olmuş’ dedi. Kimse bu habere önem vermedi, yazıp çizmedi. Hıncal Uluç ve Ahmet Çakar’dan biri yazıyla şifahen Rusya’daki olaylardan bahsediyorlar. Bundan 1 ay evvel Aziz Yıldırım’la karşılaştık. Bana dedi ki bunlarla ilgili; “Beni de işin içine bulaştırdılar. Sinan Engin’i aradım gerekli konuşmayı yaptım.’ Bir taraftan Aziz Yıldırım’ı bir taraftan Adnan Sezgin ortaya atıyorlarmış. Adnan Sezgin benim sırımı biliyormuş. Aziz Yıldırım da bunu biliyormuş bana şantaj yapıyormuş. 92-93 yıllarında Spartak Moskava maçı için Rusya’ya gitmiştim. Bir kere de transfer görüşmesi için gitmiştim. Bir kerede Alp Yalman’la birlikte. gitmiştik. Adan Sezgin’le Rusya’ya gittiğimizde kızlarla birlikte bir oteli kapatmışız. Uyuşturucu da varmış polis bizi tutuklamış. Dışişleri devreye girmiş serbest kalmışız. Adnan Sezgin bunu biliyormuş. Aziz Yıldırım’ın eline bunun kaseti geçmiş bana şantaj yapıyormuş. Aziz bey bana ‘Görüyor musun şerefsiz haysiyetsizler senin uyuşturucu bağımlısı, beni de şantajcı yaptı’ dedi. Biri onlara servis yapıyor. Bu kadar tecrübeli gazeteciler de araştırmadan yazıp çiziyor. Aziz Yıldırım bunu duyuyor ve onun üzerine devreye giriyor. Adnan Sezgine mahkummuşum. Aziz beyle beraber rekabetimizi yaparız ama futbolun büyümesi kavgasız yönetilmesi için çaba harcıyoruz. Rekabetimizi yaparız dostluğumuzu sürdürürüz.
MALİ DURUM
Şu anda mali açıdan rahat durumda değiliz.. 10 yıllık nakit projeksiyona bakacak olursak, 2 yıl sonra pozitif nakit akışına geçeceğiz. Her şeyiyle hazır projelerimiz var. Mecidiyeköy’ün planı hazır, iş merkezi yapacağız. Şubat ayında inşaata başlayacağız Kalamış’taki binamızı yeniden yapmak istiyoruz. Basketbol için arazi almaya çalışıyoruz. Kürek şubemizin tesislerini yeniden yapacağız. Stadın bitmesiyle birlikte kulüp binasını stada taşıyacağız, futbol müzemizi oraya taşıyacağız. Hepsini tek çatı altına alacağız. Riva’dan gelecekler gelirler cari harcamalarda değil yeni gayrimenkul alımları için kullanılacak. Galatasaray meteliğe kurşun atarken, milyar dolarlık projelere geçti. Seçimlerde 4-5 aday olacağını düşünüyorum.
ARDA
Arda’nın menajeri beni aradı. Avrupa’dan bir takımdan ciddi bir teklif var diye. Ben de transfer bitimine 24 saat kala hiçbir para Galatasaray kaptanını alamaz dedim. Miktarı ve kulübün adını da duymak istemiyorum dedim. Arda için bana böyle bir teklif gelmedi. Arda da gitmek istemiyor. Benden önce medyaya haber yayılmış. Bir Atletico Madrid yöneticisi Arda ile Swiss Otel’de 3-5 kez konuşmuş. Böyle bir şey varsa Madrid’i UEFA’ya şikayet edeceğim. Eğer Atletico Madrid Başkanı’nın böyle bir transferden haberi yoksa; ortada tamamen bir sahtecilik var demektir. Türk Telekom Arena’da Arda’nın kaptan olarak çıkıp kupa kaldırmasını istiyoruz.
KEITA
Toplamda bakarsak Keita’yi 9 milyon euro’ya satmış olduk. Keita’nın satılması idari bir karardı. Rijkaard yeşil ışık yaktı. Keita her gittiği milli maçtan verilen tarihin 2 gün sonrasında geliyordu. Kewell, Elano verilen tarihte geliyordu. Bu zamanla takımda huzursuzluğu neden oldu. Keita, Gençlerbirliği maçından iki gün önce haber vermeden çekip gitti.. Sonra da milli takıma gitmiş. Bizleri yalnız bırakmasının ardından teknik ekiple toplantı yaptık ve kesinlikle böyle bir futbolcunun bizde kalamayacağı kararını verdik.. Dünya Kupası’nda da Kaka’ya yaptığı hareketle de haklı olduğumuzu kanıtladı. Bir futbolcunun hızlı olmasının, iyi olmasının yanında ahlaklı olması da bizim için önemli.
TRANSFERLER
Sezon bittikten sonra teknik heyetle toplantı yaptık. Burada takıma yeni takviyelerin nerelere olacağı, alternatiflerini ve gidecekleri konuştuk. Gitmek isteyen sporculardan, gidişinin sakınca yaratmayacak olanlarını konuştu. Sezon bittikten sonra Neeskens hep kaldı, Rijkaard gitti geldi. Transfer için Dünya Kupası’nı bekledik. Sonrasında başlayalım dedik transferlere. Temmuz ve Ağustos gibi iki aylık süreç vardı transfer için. Keita’dan sonra Leo Franco’yu da gönderdik. Mehmet Topal da 2 senedir yurtdışına gitmek için neredeyse yalvarıyordu. Ben bu futbolculara önünüzü tıkamayacağım dedim. Son 2 senede Topal arzulananı veremedi. Galatasaray’ı kafasında bitirmiş gibi bir hali vardı. Gelecek ilk ciddi teklifte göndermeyi düşündük. 6 milyon euro istedik Valencia’dan. Mehmet Topal’ın bizden 950 bin euro’luk alacağı vardı. Alacağımdan vazgeçeyim beni gönderin dedi. Biz de gönderdik. Cana Marsilya’daydı. Gerets ile ilişkilerimiz devam ediyordu. Cana’yı bize tavsiye etti. 2-3 hafta tahammül edin sonra müthiş bir oyuncu izleyeceksiniz dedi. Tugay kesinlikle alın dedi. Hiç sakatlanmamış Cana bize geldikten sonra dizinden sakatlandı. Cana’dan eminiz. Birkaç hafta sonra takımımıza katkı sağlayacak. Aldığımız her oyuncuyu almadan önce teknik ekibin onayına sunduk. Her futbolcu transferi için Rijkaard’ın onayı alındı. Misimomic ve Insua geciken oyuncular diğerler transferler zamanında oldu. Pino geldi arka adalesinde yırtık meydana geldi. Batdal’ın bize maliyeti yok. Bir tane sol beke ihtiyaç vardı. Çağlar’ı teknik heyet çok beğendi, aldık ameliyat oldu. Kazanabilir miyiz diye aldığımız Serdar Özkan ve Musa Çağıran var. Musa’dan da ümitliyiz. Muhakkak ki şans bulacak. 10 numara için 3 alternatifimiz vardı. 1. tercihimiz Misimovic’ti. Wolfsburg onun yerine adam almadan kimseye vermeyeceğiz dedi. Bekleme kararı aldık. Galatasaray’a çok kaliteli 10 numara aldık. Insua 2 aydır gündemimizdeydi. Önce Liverpool vermek istemedi. Hoca değişince son dakikada aldık. İngiltere’de kadrolar 25′e indi. Bir anda futbolcular boşa çıktı ve fiyatlar düştü. Biz Insua’yı bu paralara alamazdık. 4 yabancı, sol bek ve uzun boylu forvet alternatifini Rijkaard bizden istemişti.
SAKATLIKLAR
8 aydır top oynamamış Ali Turan ve Emre Çolak’ı Sivas maçında sağda oynatmak zorunda kaldık. Orada 4 alternatifimiz var. 3′ü maçtan önce yoktu. Mehmet Batdal’ın ayağının altı boydan boya yırtılıyor ve 2 ay yok. Böyle bir sakatlık duydunuz mu? Acıbadem’den ayrıldık, Medical Park’la anlaştık. Yeni sağlık heyetimizin 1 ay sonra ne kadar başarılı olup olmayacağını göreceğiz. Sabah 8′ten, akşam 8′e kadar haftanın 7 günü Florya’dalar.
RIJKAARD
Geçen Nisan ayında Rijkaard’a 2 senelik sözleşme uzatma teklif ettim. Bana “aldığım parayı hak etmem gerekiyor. Önce bunu yapmalıyım” dedi. Sezon sonuna kadar Rijkaard ne olursa olsun takımın başında kalacak ve isterse sözleşmesini uzatacağız. 27 kişilik kadronun 2-3 kişi harici milli oyuncular. Zaman zaman Mert’i ve Mustafa’yı kullanacağız tercümelerde. Flemenkçe konuşurken bir soruya İngilizce cevap vermesinin altında bir şeyler aramaya gerek yok. Rijkaard artık şikayet edemez. Rijkaard’ın arzu ettiği her oyuncu alındı. Her şey dört dörtlük Florya’da.. Rijkaard ve teknik heyet bize memnuniyetlerini dile getirdiler. Mevcut takımımızla şampiyon olacağımıza inancımız var. Takım olmak için bir süreç gerekiyor. Biz bunu oluşturamadık ama sakatlıklar yüzünden. Şanssız bir dönem oldu, hepimiz çok üzüldük. Eskişehirspor maçına tedirgin çıktı oyuncular. Takım olarak hazırız ve iyiyiz. Mehmet Batdal hariç sakatlarımız milli takım arasında iyileşecek.
KALECİ
Rijkaard kaleci transferi istemedi. Genç kalecilere şans vermeliyiz. Risk almadan adam yetiştirilmiyor.
TARAFTARA ÇAĞRI
Seri yakalayacağımıza inanıyorum. Bizim burada ihtiyacımız olan taraftarımızın eskisi gibi Ali Sami Yen’i cehenneme çevirmesi. Galatasaray taraftarının takımını her şekilde desteklemesi gerekiyor. Taraftar burada takıma sahip çıkmalı. Taraftar haksız demiyorum Taraftar takımın ruhu. Taraftarlarımızı rakip takımlara karşı stadı cehenneme çevirirse galip gelemeyeceğimiz maç yok.
JAVANOVIC
Belgrad’a gittiğimiz zaman Prekazi, Javanovic’den bahsetti, kasetlerini verdi. Kaseti teknik heyete verdim. Fransk Rijkaard, ‘İyi futbolcu ama son 4 senede 30 maç oynamış. Bunun nedenini bulmamız lazım’ dedi. Transfer yoğunluğundan davet edemedik geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye davet ettik. Prekazi ‘Bonservisi elinde, menajeri var alıp getireyim’ dedi. Geldiler Florya’da oturduk konuştuk. Prekazi mali konuya karışmayacağını bizim görüşmeyi yapmamızı istedi. Rijkaard’ın bize sorduğu soruyu yönelttik. Değişik açıklamalar yaptılar. Açıklama bizi tatmin etmedi. Bonservisine 1 milyon kendisinin 500 bin dolar alacağını söylediler. Yıllık 500 bin dolar parasını verelim, 300 bin dolara da kiralayalım. Memnun olursak sezon sonu alalım dedik. Menajeri ‘Kiralamak için 500 bin Euro verin’ dedi. Kime ödeyeceğiz diye sorunca ‘Bana ödeyeceksiniz’ dedi. Biz bunu kabul etmedik teşekkür ettik. Prekazi’nin kırgın olması için bir neden göremiyorum. Mali kısmına karışmadı, kırgın olmasını gerektirtecek bir durum yok.
FATİH TEKKE
Fatih Tekke’yi 12 yaşından beri almak istiyorum. 12 yaşında getirmeyi düşüyorduk o zaman Trabzonspor’un başkanı Sadri Şener’di, haberi olmuş engelledi. Son dönemde Adan Sezgin, ‘Fatih bize gelmeyi arzu ediyor’ dedi. Ben de kendisine şartları öğren dedim. Şartlar bize uygun olmadığı için mutabakata varamadık. Sonra Beşiktaş’la görüşmüş oraya gitti.
ESKİ FUTBOLCULARIMIZ
UEFA Kupası’nı kazanan futbolcuların kulübe üye olmasını ben sağladım. Göreve geldiğimde UEFA Kupası’nı alan takımın üye yapılması talimatını verdim. Neticede üyelikleri onaylandı. Hakan Şükür ve Hasan Şaş 10 yılı doldurduklarından başka statüde üye olabiliyorlardı. Diğer futbolcuların üyelik parasını cebimden ödedim. Hakan bana şöyle kırgın olabilir; devam etmek istiyordu. Ben artık bırakması gerektiğini düşündüğüm için kendisiyle devam etmedik. Ben Hakan’a kızsam bile kırgın olamam. O’nun da bir gün kırgınlığı biter diye düşünüyorum. Görüştüğümüzde öpüşüp tokalaşıyoruz. Haklan Ünsal ben geldiğimde zaten ayrılmıştı. UEFA Kupası’nı kazanan kadroda Hasan ve Ümit Davala’nın dışında tüm futbolcuları ben transfer etmiştim. Hakan Şükür’ün daha fazla devam etmesinin faydalı olamacağını düşündüğümden altyapıda veya futbol okulun başında olmasını istiyorduk. Ama kırıldı sanırım bize şimdi yorumculuk yapıyor. Tugayın altyapının başına getirdiğimiz zaman kimle çalışmak istiyorsan onunla çalış dedik. Aldığı hocaların hiçbirine müdahale etmedik. Real Madrid’de bir futbolcu futbolu bıraktığında geç 15 yaş altı takımının başına diyorlar. Biz söylediğimiz zaman ‘Bize orayı mı layık gördün’ diyorlar.
LİG REKABETİ
Guti’ye Quaresma’ya baktığınız zaman iyi futbolcular ama Kewel, Arda, Elano, Baros kötü futbolcular mı? Beşiktaş popüler bir takım yaptı bilenen futbolculardan takım oluşturdu ama 7 haftalık süreç geçmeden konuşmak doğru olmaz.Quaresma seyri güzel bir futbolcu ama 7 haftalık bir süreci görmek lazım. Şampiyonluk yolunda rakibimiz Fenerbahçe olur.
FATİH TERİM
Gündemimizde teknik direktör konusu hiç olmadı. Fatih Terim’le hiç görüşmedik.
HALDUN ÜSTÜNEL
Keşke Haldun Üstünel devam etseydi. Kader arkadaşım, kardeşim kadar sevdiğim güvendiğim inandığım biriydi, hala da öyle. Yönetim prensiplerinde görüş ayrılığı olduğu için bıraktı. Aramızda kırgınlık yönünde haberler yapılıyor. 3 gün önce beni aradı. ‘Yönetimde değilim ama senin yanındayım. Dışarından elimden geldiğinde yardım ederim. Benim ağzımdan çıkan haberlere inanma’ dedi. Çok emeği oldu, maddi manevi veren insan oldu. Keşke ayrılmasaydı diyorum.
ELANO
Elano kanatlarda oynayabilen bir oyuncu. Milli takımda iki maçta 2 gol attı, 1 asist yaptı. Çok kötü sakatlandı. Geçen gün konuştum ’41 gün yattım, sadece tedavi oldum’ dedi. Sakatlığı yeni geçmişti. Kondisyon yüklemesi için zaman gerekiyor. Rijkaard hazır mısın diye sordu. Bursa maçının son bölümünde görmek istedi. Maçı bitiremedi. 2 haftayı kendisini toparlasın diye zaman verdi. Rusya’ya götürülmeyince satılacak diye yorumladı basın. Rijkaard hazır olmadığı için almadı kadroya. 10 gün sonra her şeyi ile hazır olacak. Dünyada satılmayacak futbolcu yok. Ama bunun için futbolcunun gitmek istemesi, kulüplerin anlaşması lazım. Bu şartlar olursa her futbolcu satılabilir. Elano mutsuzum gitmek istiyorum derse gitmesi için şartları sağlamaya çalışırım. Ama böyle bir durum yok.
FORVET
Avrupa’dan elenince maç trafiği haftada bire düşünecek. Elimizde forvet olarak Milan Baros var Kewel var. 1-1.5 ay sonra Mehmet Batdal dönecek. Rijkaard forvet istemedi ‘ihtiyacım yok’ dedi. Ama biz yine de devre arasına Baros tipinde 20 yaşlarında genç bir santrafor arıyoruz. Devre arasında alacağız. Top artık Rijkaard’da. Transfer dönemi söz verdiklerimizi yerine getirdik: İki yabancı daha alacağız dedik aldık. Sol bek sürpriz oldu. Çağlar’ın sakat, Hakan’ın formsuz olması Insua’yı alma durumumuzu doğurdu.
TAKIMLAR ARASINDA FARKLAR
Çok kolay lig olacağını sanmıyorum. İyi takımlar var. Önceden üç büyükler, hatta Trabzonspor bunların içine katarsak diğer takımlarla aralarında çok büyük farklar vardı. Artık fark azaldı. Hata yaptığınız zaman büyük kulüp olma avantajını kaybedebiliyorsunuz. Zor bir lig olacak ama zor olması keyifli kılacak, ilgili artıracak.
AMATÖR SPORLAR
Kürekte şampiyon olduk. Yine sutopunda sanırım 17 senedir namağlup şampiyon oluyoruz. Orada Fenerbahçe yok. Yelkende yüzmede Türkiye rekorları bizde. Bayan basketbolda final oynadık. Önümüzdeki yıl da Fenerbahçe ile final oynarız, hangisi havasındaysa o kazanır. Avrupa Kupası’nda statü uygun olsaydı orada da final oynardık. İki tane rüya takım var diyebiliriz. Erkek basketbolda yatırım halindeyiz. Ümit milli takımın 1 tanesi haricinde bizde. Transferi geleceğe doğru planladık. Bayan voleybol da final oynayacağımızı düşünüyorum. Tek eksiğimiz spor salonlarını yapmamız lazım. Fenerbahçe bunda bizden önde. Spor kulübüyüz. 48 tane takım var
CAMİA
Geçen gün Alp Yalman’la konuştuk. ‘Eskiden problem olduğu zaman kendi içimizde çözülürdü’ dedi. Meselelerimizi oturup tartışarak çözmeye çalışalım. Eskiden yönetici başkan olanlar medyada aklına geleni söylemezdi. Ama şimdi öyle değil. Bu en çok Galatasaray’ı yıpratıyor. Medyaya bazı kişiler dedikodular iftiralar aktarıyor. Araştırılmadan haber yapılmamasını istiyorum.
Taraftarımız, rakiplere Ali Sami Yen’in cehennem olduğunu hatırlatsınlar ve takımlarına sahip çıksınlar. Tünelden çıktık ve koşma zamanı. İki sene sonra çok daha farklı boyutta mali ve idari yapının içinde olduğunu görülecek. Birden fazla adayının olması iyi işler yapılıyor ki iştah kabartıyor demektir. Şimdiden 2-3 tane aday ismi duyuyorum.
Kaynak: Galatasaray.org
Başkan Adnan Polat Bu Gece NTVSPOR’da

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat, bu gece 23:00′de NTVSPOR ekranında CANLI yayınlanacak %100 FUTBOL programında Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay’ın konuğu olacak ve soruları yanıtlayacaktır.
Kamuoyunun bilgisine sunarız.
Kaynak: Galatasaray.org
Misimovic ve Insua, Galatasaray Formasıyla

Yeni transferlerimiz Zvjezdan Misimovic ve Emiliano Insua bugün sağlık kontrollerinin ardından Florya Metin Oktay Tesisleri’ne geçti. Yeni takım arkadaşları ile tanışan Misimovic ve Insua, Galatasaray forması ile objektiflerimize poz verdi. Bu sezon, Zvjezdan Misimovic 21, Emiliano Insua ise 6 numaralı formayı giyecek.
MEDYA KİT
Misimovic ve Insua Galatasaray Formasıyla: 31 Ağustos 2010 Salı
Download
Kaynak: Galatasaray.org
Zvjezdan Misimovic Galatasaray’da

Galatasaray, Bundesliga takımlarından Wolfsburg’da forma giyen orta saha oyuncusu Zvjezdan Misimovic ile 4 yıllık anlaşma sağlamıştır. Misimovic, Galatasaray’da 21 numaralı formayı giyecektir.
ZVJEZDAN MISIMOVIC KİMDİR?
Zvjezdan Misimović, 5 Haziran 1982’de Münih’te doğdu. Nord Lerchenau, Forstenried, Gartenstadt Trudering gibi amatör takımlarda oynadıktan sonra 18 yaşında Bayern Münih’e transfer oldu. 4 yıl boyunca Alman devinin kadrosunda bulunan genç oyuncu, birkaç maç haricinde A Takım’da yer almadı. Bayern’in ikinci takımında 102 maça çıkıp 44 gol atan Misimovic, 2004 yılında Bochum’a transfer oldu.
Genç yetenek sıfatıyla yer aldığı Bochum’da önceleri ilk 11’de düşünülmeyen Misimovic, buna karşın hocası Peter Neururer tarafından hemen her maçta sonradan oyuna alınarak takıma ısındırılıyordu. Ligde ilk devrenin bitimine doğru ilk 11’de de sahaya çıkmaya başlayan Bosnalı oyuncu, ikinci yarıda takımının değişmez oyuncularından biri olmayı da başaracaktı. O sezon 17’si ilk 11’de olmak üzere 31 maça çıkan Misimovic, bu karşılaşmalarda yedi asist yaparken, üç kez de rakip fileleri havalandırdı.
Sezon sonunda küme düşen Bochum’da kalmayı tercih eden Misimovic, takımındaki ikinci sezonunda ilk 11’in değişmez oyuncusundan, takımın değişilmez oyuncusuna evrilen genç yıldız, ligde yine yalnızca üç maç kaçırırken oynadığı 31 maçın tamamında ilk 11’de sahaya çıktı. Bundesliga 2’yi tam 11 golle tamamlayarak ön plana çıkan Misimovic, altı da gol pası vererek takımının şampiyonluğunda büyük rol oynadı.
Kral Üreten Adam
2006-07 sezonunda tekrar Bundesliga’ya dönen Bochum’da Misimovic, bu sezonda takımı adına bir joker görevi üstleniyordu. Sezonun ilk bölümünde çoğunlukla forvet olarak sahaya çıkarken daha sonra orta sahanın ortasında ve sağ kanatta görevlendirilen Misimovic, ikisi penaltıdan yedi gol atarken, yaptığı on asistle de dikkatleri üzerine çekti. Ligin yeni ekibi Bochum, yedinci Hamburg ile aynı puanda sekizinci olurken, yirmi gollü Theofanis Gekas’ın gol krallığında hiç kuşkusuz Misimovic’in payı büyüktü.
Bochum kariyerine burada son vererek UEFA Kupası’na katılacak Nürnberg’in yolunu tutan Misimovic, 2007-08 sezonunun ilk maçında bir sakatlık geçirmesine karşın, kendisini bulmaya başladığı 5. haftadan itibaren ilk 11’deki yerini hiç kaybetmedi. Devreyi 5 golle kapatan oyuncu, ikinci yarıda teknik direktör Hans Meyer’in yerini Thomas von Heesen’in almasıyla beraber ikinci plana atıldıysa da çok kısa sürede performansını yükselterek formasını geri aldı. Bu periyotta bir ara altı maçta beş gollük bir seri yakalayan Misimovic, sezon sonunda Nürnberg’in küme düşmesiyle birlikte buradaki bir yıllık macerasını da noktaladı. Ligde 10 gol atıp 4 de asist yapan Bosnalının Avrupa kupaları ve milli müsabakalar ile birlikte 2007-08 sezonu bilançosu 50 maçta 16 gol ve 14 asistti.
Asist Rekortmeni
Nürnberg sonrası kariyerinin en doğru adımını atan Misimovic, Felix Magath’ın Wolfsburg’unda harikulade bir sezon geçirdi. Orta alanın ortasına yerleşen yıldız isim, yalnızca kart cezalısı olarak bir maç kaçırdığı bu sezonda tam 20 asist yaparak Bundesliga rekorunu kırdı. İleri ikilideki Grafite ve Dzeko’nun 28 ve 26 golle gol krallığında ilk iki sırayı almasını sağlayan bu dahi futbolcuyu, asist krallığında ise Mesut Özil, ancak 14 asistle takip ediyordu. Aynı sezon kupada dört maçta yedi asist, UEFA Kupası’nda sekiz maçta dört gol bir asist ve milli formayla Dünya Kupası elemelerinde dokuz maçta beş gol sekiz asistle oynayan “10 numara”, toplam 54 maçta 16 gol, 36 asistle inanılması güç bir rakama ulaşıyordu. Misimovic, artık Avrupa’nın önemli futbol dehalarından bir tanesiydi. Bundesliga Şampiyonu’nun yıldızı, on numarasıydı. Grup maçlarında Türkiye’yi saf dışı bırakarak Dünya Kupası play-off maçlarına katılmaya hak kazanan, tarihin en iyi Bosna Milli Takımı’nın da elbette…
Bu anlamda geride bıraktığımız sezon, Misimovic açısından da bir sınavdı. Hep ileriye doğru seyretmiş ancak hiçbir zaman en üst seviyeye çıkmamış kariyerini 27 yaşında tepeye çıkaran Bosnalı oyuncunun bu başarısı sürdürülebilir miydi yoksa tek seferlik miydi? Wolfsburg’un başarısı, teknik direktörleri Felix Magath’ın Schalke’nin yolunu tutmasıyla birlikte geçmişte kaldı. Yeşil beyazlı takım 2009-2010 sezonunu sekizinci olarak tamamladı. Özellikle ligin 13 ila 22. haftaları arasında on maç üst üste galibiyetten uzak kalarak tamamen baş aşağı giden bir takım profili çizen Wolfsburg bir yana, Misimovic tarafında ise değişen bir şey yoktu. Ligde tam 15 asist (bu kez 17 asistli Mesut’un arkasında ikinci) yaparak yine önündeki forveti (bu kez Edin Dzeko’yu – 22) gol krallığına ulaştıran Misimovic, ikisi serbest vuruştan 10 da gol atarak ligde skora en çok katkı sağlayan oyuncular arasında yer aldı. Kupa’da iki gol bir asist, Şampiyonlar Ligi’nde ve UEFA Avrupa Ligi’nde ise altışar maçta birer gol ikişer asistle oynayan yetenekli oyuncu, rüya gibi bir sezonun ardından ikincisini de getirerek gerçek bir yıldız olduğunu kanıtladı.
Sırp asıllı olduğu için eski Yugoslavya’nın 18 ve 21 yaş altı takımlarında milli formayla tanışan Misimovic, daha sonra Bosna’yı seçti. 2004 yılından bu yana 50 kez milli formayı giydi ve bu maçlarda 16 gol attı. Üst düzey duran top yeteneği, uzaktan müthiş şutları, dâhiyane pasları, isabetli ortaları ve üst düzey futbol zekâsı ile adı gibi “yıldız” bir isim olan Zvjezdan Misimović, 2010-11 sezonu itibariyle Galatasaray forması giyecek.
Kaynak: Galatasaray.org
Emiliano Insua Galatasaray’da

Galatasaray, Premiere League takımlarından Liverpool’da forma giyen Arjantinli oyuncu Emiliano Insua ile de satın alma opsiyonuyla birlikte 1 yıllık kiralık anlaşmaya varmıştır. Insua, Galatasaray’da 6 numaralı formayı giyecektir.
EMILIANO INSUA KİMDİR?
Emiliano Adrián Insúa Zapata, 7 Ocak 1989’da Buenos Aires’te dünyaya geldi. Pinocho adlı bir altyapı takımında oynadıktan sonra ülkesinin en büyük takımlarından Boca Juniors’a transfer oldu. Henüz sarı lacivertli ekibin A takımına dahi çıkmadan Liverpool scout’ları tarafından keşfedilen Insua, Arjantin liginde bir tek maç olsun oynamadan Kırmızılar’a transfer olarak ilgi çekici bir hikâyenin kahramanı oldu. Yapılan anlaşma, Insua’nın bonservisi Boca Juniors’ta kalacak şekilde 1,5 sezon boyunca Mersey Nehri’nin kırmızı yakasında oynamasını kapsıyordu. 17 yaşındaki sol bek, 2006-07 sezonunun ikinci yarısında kiralandığı Liverpool adına ligin sonlarına doğru iki maça çıktı ve 165 dakika mücadele etti. Bu karşılaşmalar Insua’nın Arjantin U17 takımının ardından ilk profesyonel deneyimleriydi. Sezon sonunda Kanada’da düzenlenen U20 Dünya Kupası için Arjantin kadrosuna dahil edilen Insua, şampiyon olan ülkesi adına tüm maçlarda 90 dakika forma giymişti.
Buna karşın Insua, henüz Liverpool’da düzenli olarak forma giyebilecek futbol olgunluğuna erişmiş değildi. 2007-08 sezonu boyunca Liverpool Rezerv Takımı’nda görev yapan ve elde edilen şampiyonluğa katkıda bulunan genç oyuncu, bir önceki sezona benzer bir şekilde Rafa Benitez tarafından Premier Lig’in son üç haftasında sahaya sürüldü. Liverpool, daha önce yapılan anlaşma gereği sahip olduğu satın alma opsiyonunu kullanmıştı ve oyuncusunu yavaş yavaş takıma ısındırıyordu. Manchester City ve Tottenham’a karşı 90 dakika forma giyme şansı elde eden Insua, bu maçlarla birlikte artık geniş kitleler tarafından merak ve takip edilen bir genç oyuncu konumuna gelmişti.
Liverpool’daki ikinci tam sezonunda Insua, artık rezerv takımın oyuncusu olmaktan çok A Takım için bir alternatifti. John Arne Riise gibi özel yeteneklere sahip bir oyuncu Roma’ya transfer olmuş, yerine Udinese’den Andrea Dossena gelmişti. Tabii Fabio Aurelio hâlen mevkisinin en güçlü ismiydi. Benitez’in rotasyonu içinde Brezilyalı 33, Dossena 26, Insua ise 13 maçta oynama fırsatı bulurken, genç Arjantinli Ocak ve Şubat ayları arasında Venezuela’da düzenlenen 2009 Güney Amerika U20 Futbol Şampiyonası’nda final oynayan Arjantin takımının oynadığı 7 maçın 6’sında forma giydi.
2009-10 sezonuna Fabio Aurelio sakat başladı. Dossena ise İtalya’daki performansını Ada’ya taşımayı başaramamıştı. Böyle olunca 20 yaşındaki Insua, bir anda Liverpool’un sol bek için bir numaralı alternatifi hâline gelmişti. Ligin ilk yedi haftasında üç asist yapan, üstelik Lig Kupası’nda Arsenal ağlarına yılın en güzel gollerinden birini gönderen Insua için yükselme vaktiydi. Ligde 31 maçta 2724 dakika, Şampiyonlar Ligi’nde 6 maçta 522 dakika, UEFA Avrupa Ligi’nde 4 maçta 360 dakika, FA Cup’ta 2 maçta 210 dakika ve Lig Kupası’nda tek doksan dakika forma giyen genç oyuncu, 43’ü ilk 11’de olmak üzere 44 maça çıkarak Merseyside ekibinin sol tarafını taşıdı. Sakatlandığı Nisan ayına kadar ligde yalnızca iki maç kaçırdı. Özellikle 26 Aralık’daki Wolverhampton Wonderers ve 30 Ocak’taki Bolton Wanderers maçlarında atılan gollerdeki yaratıcılığıyla ön plana çıkan Insua, Premier Lig’in en çok gol hazırlayan savunma oyuncularından biriydi.
Insua, 10 Ekim 2009 günü ülkesinde yıllar boyu unutulmayacak bir maçta ilk milli deneyimini yaşamıştı. Arjantin’in Dünya Kupası’na katılabilmek için kazanmak zorunda olduğu maçta 90. dakikada Peru beraberliği yakalamış, ancak Martin Palermo bu gole cevap vererek ülkesini Güney Afrika’ya taşımayı başarmıştı. Bu sezon Liverpool adına maça çıkmayan Arjantinli, 11 Ağustos’ta ülkesinin İrlanda’yla oynadığı hazırlık maçında oyuna girerek ikinci kez milli formayı giymiş oldu.
Emiliano Adrián Insúa Zapata hücuma katkıda bulunmayı, ceza sahasına girerek kaleye paralel toplar atmayı seven, teknik kapasitesi yüksek bir oyuncu. Genç yaşına karşın oyun disiplininden kolay uzaklaşmayan ve aynı zamanda çok az kart gören Insua, 1.79 boyunda. 21 yaşındaki oyuncu, Liverpool’un Fulham’dan Paul Konchesky ile anlaşmasının ardından Galatasaray kadrosuna katıldı.
Kaynak: Galatasaray.org
Misimovic ve Insua kontrolden geçti.

Misimovic ve Insua, Medical Park Bahçelievler Hastanesi’ne getirilerek, burada bir dizi muayene ve teste tabi tutulurken, futbolcuların test sonuçlarıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.
Sağlık kontrolleri sırasında basın mensuplarının görüntü almasına izin verilmezken, İstanbul’a gelişlerinin ardından 10 saati aşkın bir süre geçmesine rağmen Misimovic ve Insua ile ilgili sarı-kırmızılı kulüpten henüz hiçbir resmi açıklama da yapılmadı.
Kaynak: GSHaber.net
“Galatasaray ile anlaştım”

Rosenborg’un Ganalı yıldızı Anthony Annan, takımının Start’la oynadığı maçın ardından yaptığı açıklamada Sarı-Kırmızılı ekiple her konuda el sıkıştığını ve kulüplerin görüşmelerinde de ufak pürüzler kaldığını söyledi.
‘Yeni Essien’ oldu!
Menacer Ali Güven’in görüşmeleri yürüttüğü ve bu transferle ilgili müjdeli haberi her an verebileceği öğrenildi. Anthony Annan’ın yıldızı ilk olarak geçtiğimiz sezonki Afrika Uluslar Kupası’nda parladı. Essien’in yokluğunda orta sahada önemli bir görev üstlenen başarılı futbolcu, performansıyla göz doldurmuştu. Annan, 2010 Dünya Kupası’nda da Gana’nın en çok göze batan isimlerinden biri olmuştu.
LIVERPOOL’DEN LUCAS LEIVA
Transferin bitimine sayılı saatler kala Misimoviç bombasını patlatan Cim Bom’un, Liverpool’un Brezilyalı orta saha oyuncusu Lucas Pezzini Leiva için de hummalı bir çalışma içinde olduğu öğrenildi.
Yaklaşık üç hafta önce İngiliz ekibi ve Lucas’la prensip anlaşmasına varan Sarı-Kırmızılılar’ın daha sonra bu transferden vazgeçtiği öğrenildi. Liverpool, Brezilyalı futbolcuyu Avrupa Ligi Play-Off maçlarında Trabzonspor’a karşı oynatınca, Galatasaray, Avrupa kupalarında kullanamayacağı bu oyuncuyu almaktan vazgeçti. Ancak Sarı-Kırmızılılar, Karpaty karşısında hüsran yaşayıp Avrupa defterini kapatınca Brezilyalı ile tekrar ilgilenmeye başladı. Cim Bom’un transferin bittiği ana kadar Brezilyalı ön liberoyu almak için tüm imkanlarını seferber edeceği kaydedildi. Liverpool’un orta sahasına yaptığı Meireles ve Poulsen transferlerinin ardından Lucas’ın direkt 11 oynama şansı hayli azalmıştı.
İKİ FUTBOLCU DA İSTANBUL’DA

Transferinde son günlerinde hareketli saatler yaşan takımımız, Misimovic ve Insua’yı İstanbul’a getirdi.
Transferin sessiz isimlerinden olan Galatasaray, yeni sezon için anlaştığı orta saha oyuncusu Misimoviç ile sol bek Insua’yı sabaha karşı İstanbul’a getirdi.
Galatasarayımız’ın, birer saat arayla İstanbul’a getirdiği Wolfsburg’dan transfer edilen Boşnak oyuncu Zvejdan Misimoviç ile Liverpool’dan kadroya katılan Arjantinli oyuncu Emiliano Insua’nın bugün sözleşme imzalaması bekleniyor.
Kaynak: webaslan.com
4. Hafta Programı Belli Oldu

Spor Toto Süper Lig’de 4. hafta karşılaşmalarının programı belli oldu. Türkiye Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, referandum nedeniyle 12 Eylül Pazar gününe maç konulmayan haftanın programı şöyle:
10 Eylül Cuma
20.00 Bursaspor-Eskişehirspor (Bursa Atatürk)
11 Eylül Cumartesi
19.00 Konyaspor-Bucaspor (Büyükşehir Belediyesi Atatürk)
19.00 Kayserispor-Fenerbahçe (Büyükşehir Belediyesi Kadir Has)
21.30 Beşiktaş-Ankaragücü (BJK İnönü)
21.30 Manisaspor-Medical Park Antalyaspor (Manisa 19 Mayıs)
13 Eylül Pazartesi
19.00 Trabzonspor-Sivasspor (Hüseyin Avni Aker)
19.00 Kasımpaşa-Kardemir Karabükspor (BJK İnönü)
21.30 Galatasaray-Gaziantepspor (Ali Sami Yen)
21.30 Gençlerbirliği-İstanbul Büyükşehir Belediyespor (Ankara 19 Mayıs)
Kaynak: Galatasaray.org
Sakatlıklarda Son Durum

Galatasaray Profesyonel Futbol Takımı Sağlık Koordinatörü Spor Hekimi Doç. Dr. Burak Kunduracıoğlu, tedavisi devam eden oyuncularla ilgili Galatasaray Televizyonu’na açıklamalarda bulundu.
Kunduracıoğlu, Kewell’ın tedavisiyle ilgili yaptığı açıklamada, “Harry Kewell’ın kasığında bir zorlanma oldu. Bu tip zorlanmalarda tekrar kuvvetlendirmeden aynı şekilde sahaya döndürürsek tekrar aynı yer zorlanacaktır. Şu an hem tedavisini yapıp, hem kuvvetlendirme aşamasındayız. Çok kötü bir sakatlanma değil. Ancak ufak, tedavi edilmeyen yaralanmalarda erken sahaya çıkıldığı zaman daha uzun süreli bir sakatlığa neden olabilir. Tahminim milli takım arasından sonra bizimle olacaktır” şeklinde konuştu.
Elano Blumer’in çok uzun bir sakatlık dönemi geçirdiğini belirten Doç. Dr. Burak Kunduracıoğlu, “Elano, Dünya Kupası’nda sakatlandı. Kıkırdağında bir problem olmuştu. 8 haftaya yakın bir süre hiç antrenman yapmadı. Tedavisinin ardından 12-13 günlük bir kondisyon yüklemesi yapıldı. Tedaviler sırasında da kondisyon yüklenmesi yapılıyordu ama 8 hafta ara verdikten sonra maçta ona 20 dakika yüklenmek bile zor geldi. Onun için geçen maç dinlendirildi. Çünkü onun da ufak tefek problemleri olmaya başlayacaktı. Bu olmasın diye şimdi yeniden takımla birlikte antrenmanlara katıldı.” ifadelerini kullandı.
Juan Pablo Pino’nun arka adalesinde kısmi yırtık olduğunu söyleyen Kunduracıoğlu, “Pino’nun tedavisi bitti. Kuvvetlendirmeleri yapıldı. Pazartesiden itibaren kondisyonerle birlikte çalışacak. Tahminim Eskişehirspor maçından sonra takımdaki yerini alır.” dedi.
Doç. Dr. Burak Kunduracıoğlu, Sabri Sarıoğlu’nun üst adelesinin yan tarafında yırtılma ve zorlanma tarzı bir ödem birikimi olduğunu söylerken, “Sabri de kondisyonerle çalışmalarını bitirdi. Artık o da yavaş yavaş takımdaki yerini alacak.” şeklinde konuştu.
Kunduracıoğlu, Mehmet Batdal için ise şu ifadeleri kullandı: “Mehmet Batdal’ın ayağının altındaki zarda bir yırtılma oldu. Şanssız ve uzun süren bir sakatlık. 6’yla 8 hafta arasında sürecek. Tedavisine başlayalı bir hafta oldu. Mümkün olduğunca hızlı bir şekilde götürmeye çalışıyoruz. Umduğumuzdan kısa sürede dönebilir ama 6-8 haftayı bulacaktır.”
Kaynak: Galatasaray.org




